Table referee türkçesi Table referee nedir

  • Oyun sırasında, alan kenarındaki masada yazı kağıdını yazan, oyunun süresini gösteren kronometreyi kullanan ve 30 saniyelik süreyi saptayan hakemlere verilen ad.
  • Masa hakemleri.
  • Basketbol alanında kullanılır.

Table referee ingilizcede ne demek, Table referee nerede nasıl kullanılır?

Table : Masaya koymak. Ertelemek. Tartışmaya sunmak. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Masa. Sofra. Cetvele yazmak. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır. Çizelge. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa.

Referee : Oyunun kurallara uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli. Oyunu yöneten hakemin bir kararı hakkında kurallara uygunluk yönünden çıkabilecek bir anlaşmazlığı sonuca bağlayacak olan hakem. Bir ayaktopu oyununu, alan içinden, oyun kurallarına uygun yönetmekle görevli, özel giysisi olan kişi. (kural dışı davranışlara ödek vermek, oyunun başlangıç ve bitimini bildirmekle görevlidir.). Yayın hakemi. Referans gösterilen kimse. Oyunu yöneten birinci hakem. Hakem. Dergi hakemi. Bilirkişi. Oyunu yöneten kişi.

 

Table a motion : Önerge sunmak veya vermek. Önergeyi ertelemek.

Table analyzer wizard : Çizelge çözümleyici sihirbazı.

Table autoformat : Cetvel özbiçimlemesi.

Table balance : Tablo dengesi.

İngilizce Table referee Türkçe anlamı, Table referee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Table referee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Act of throwing goal : Sayıya giden atış. Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir.

Bounce pass : Zıplatarak aktarma. Baunspas dediğimiz. Yerden pas. Yerden sektirilerek atılan pas. Yere çarptırılarak verilen pas. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması.

Dead bali : Ölü an. Kuralların gerektirdiği anlarda ve durumlarda, hakemin işaretleriyle oyunun ve oyun saatinin durdurulması anı.

Double foul : Karşı takımlardan iki oyuncunun aynı anda ve karşılıklı olarak birbirlerine yaptıkları kural dışı hareketten doğan ceza. Çifte sapkı. İki rakip oyuncunun aynı zaman diliminde karşılıklı faul yapması.

Basketball : Sepettopu. Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır. Basket. Basketbol topu. Basket topu. Basketbol.

Backboard : Aynalık. Ucunda sepetin asılı bulunduğu tahta. tahta ya da saydam, fakat kırılmaz bir maddeden yapılır. yerden 2.75 metre yükseklikte olup uzunluğu 1.80, yüksekliği ise 1.20 metredir. Pota (basketbol oyununda kullanılır). Pota. Bir ağ takılı olan pano. Arkalık. Çarpma tahtası. Arka tahtası. Çalışma duvarı.

 

Bordered zone : Sınırlı bölge. Dip çizgileri, serbest atış çizgileri ve dip çizgilerinin orta noktalarına 3 metre uzaklıktan başlayıp, bu çizgilerle serbest atış çizgilerini birleştiren çizgilerin sınırladığı alan.

Charged time out : Ara işareti. Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir.

Drag dribble : Topu, yerden az bir yükseklikte zıplatarak götürme. Alçak top sürme.

Double hand pass : Çift elle pas verme. Bir oyuncunun, topu, yakınındaki takım arkadaşına iki eliyle tutarak aktarması. Çift elle top aktarma.

Table referee synonyms : dead ball, centre point on side lines, back court, border lines, end lines, basket.