Tahtasız nedir, Tahtasız ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Göğüs kemiği dümdüz kişi.

İnancı, imanı az kimse.

Tahtasız anlamı, kısaca tanımı

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Göğüs kemiği : Göğsün ön tarafında, üzerine kaburga kıkırdakları ile köprücük kemiklerinin eklendiği yassı kemik, iman tahtası.

Dümdüz : Çok düz. Bilgisi, görgüsü çok dar bir sınır içinde kalan (kimse). Sade, basit.

İnancı : İnancılığı savunan, fideist.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Göğüs : Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu bölümün içindeki organlar. Meme. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.

İmanı : Çok: Bugün imanı yağmur yağdı.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

İnan : İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

 

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

İman : İnanç. Güçlü inanç, inan.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Diğer dillerde Tahtapamuk anlamı nedir?

Osmanlıca Tahtapamuk : vatka pamuğu