Takışmak nedir, Takışmak ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Arkasından gitmek, peşine düşmek.
Şaka yapmak, alay ederek eğlenmek.
1.bk. takılmak-
2.bk. takılmak-
Kavga etmek.
Birinin arkasından gitmek, izlemek.
3.Kavga etmek.
Takışmak anlamı, kısaca tanımı:
Takılmak : Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Takma işi yapılmak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Birinin sürekli peşinden gitmek.
Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
Düşmek : Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Alışmak, müptela olmak. Fırsat çıkmak. Yakışık almak. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Yere devrilmek, yere serilmek. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Kötü yola girmek. Yakışmak, uygun gelmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Belirli zamana rastlamak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Eksilmek. Yağmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Hızı, gücü, değeri azalmak. Bulunmak. Bayağılaşmak. Düşkünleşmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Vurmak, değmek, rastlamak. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Uğramak, kapılmak. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek. İşbaşından uzaklaşmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil.
Kavga : Savaş. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa.
Tutuşmak : Telaşlanmak. Yanmaya başlamak, ateş almak. Bir işe başlamak, girişmek. Kızarmak, kızıllaşmak. Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak.
Yapmak : Olmasına yol açmak. Gerçekleştirmek. Yol almak. Onarmak, tamir etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir durum yaratmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Düzenli bir duruma getirmek. Olmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Dışkı çıkarmak. Salgılamak, çıkarmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Edinmek, sahip olmak. Evlendirmek.
Diğer dillerde Takışmak anlamı nedir?
İngilizce'de Takışmak ne demek? : to quarrel with each other, to squabble


Bu kısımda Takışmak nedir? Takışmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Takışmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Takışmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.