Take into consideration türkçesi Take into consideration nedir

  • Kale almak.
  • Göz önünde tutmak.
  • Dikkate almak.
  • Nazarı dikkate almak.
  • Gözönünde bulundurmak.
  • Hesaba katmak.
  • Göz önünde bulundurmak.
  • Nazarı itibara almak.
  • Düşünmek.

Take into consideration ile ilgili cümleler

English: You should take into consideration the advice of your mother.
Turkish: Annenin tavsiyesini dikkate almalısın.

English: You had better take into consideration that you are no longer young.
Turkish: Artık genç olmadığını dikkate alsan iyi olur.

Take into consideration ingilizcede ne demek, Take into consideration nerede nasıl kullanılır?

Take : Kavramak. Tutma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Götürmek. Avalanan hayvan miktarı. Reaksiyon. Yakalamak. Çevirmek. Tepki. Alınan taş.

Into : İçine. E. Şekline. Ye. -a. Haline. -e. İçeriye. -in içine. Biçimine.

Consideration : Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Saygı. Saygınlık. Değerlendirme. Göz önüne alma. Etmen. Önem. Bilimsel düşünce. Sebep. Tefekkür.

Take into : Getirmek. İçeri almak. Sokmak.

Take into account : Nazarı itibara almak. Dikkate almak. Düşünmek. Hesaba almak. Göz önünde tutmak. Göz önünde bulundurmak. Göz önüne almak. Nazara almak. Gözönüne almak. Hesaba katmak.

 

Took into consideration : Düşünen. Dikkat eden. Göz önüne alan. Hesaba alan.

Take into custody : Tutuklamak. Nezarete almak. Gözaltına almak.

Take into ones mind : Israr etmek.

Take into service : Servise sokmak. Servise almak. Hizmete sunmak. Hizmete açmak. İşe almak. Görevlendirmek.

İngilizce Take into consideration Türkçe anlamı, Take into consideration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take into consideration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consider : Gözü ile bakmak. Derpiş etmek. Fikrinde olmak. Olduğunu düşünmek. Addetmek. Göz önüne almak. Bilmek. Saygı göstermek.

Count : Sayma. Sayı. Önemseme. Kapsamak. Sayısını bulmak. Değeri olmak. Saymak. Kont.

Allowing : Koyvermek. Ayırmak. Fikrinde olmak. İzin verilen. Göz önüne almak. İtiraf etmek. İzin vermek. Vermek. Kabul etmek.

Reckon with : İle hesaplaşmak.

Made allowances for : Göz önüne almak. İzin vermek. Hesaba almak.

Count in : İçermek. Saymak. Katmak. Dahil etmek.

Balance : Denge kurmak. Tartmak. Kıyaslamak. Kalan. Ruhsal denge. Denk olmak. Dengeli olmak. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. Sayışımdan sonra görünen kalıntı.

Be worried : Endişeli olmak. Sıkıntısı olmak. Endişelenmek. Kukumav gibi düşünüp kurmak. Sıkıntıda olmak.

Bethinks : Kafa yormak. Hatırlamak. Anımsamak. Üzerinde düşünmek.

Debating : Danışmak. Tartışmak. Çekişmek. Savlı tartışma. İki konuşmacı kümesinin, belli bir konu ya da sorun üzerinde kendi savlarını karşılıklı olarak savunmasından oluşan bir tartışma türü. Düşünüp taşınmak. Tartışan.

 

Take into consideration synonyms : be pensive, consults, allow for, conceive, debated, take into account, debate, cerebrates, debates, take for, reckon among, allowing for, account for, deemed, associate, consulted, deems, counted, keep in view, pay attention to, make allowances for, consult, cater for, deeming, allow, cerebrating, regard, chew, account, deem, figure on, bargain for, keep in mind.