Take shelter türkçesi Take shelter nedir

Take shelter ile ilgili cümleler

English: Come on, let's take shelter.
Turkish: Haydi siper alalım.

English: I had to take shelter under a tree.
Turkish: Ben bir ağacın altına sığınmak zorunda kaldım.

Take shelter ingilizcede ne demek, Take shelter nerede nasıl kullanılır?

Take : Tutuş. Hasat. Alınan taş. Tutulan balık miktarı. Alıntı. Tutma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kabul edilmek. Almak. Çekim.

Shelter : Saklamak. Korunak. Sığınmak. Siperlenmek. Yatırmak. Sığınak. Korunmak. Saklanmak. Korumak. Sığınma.

Take shelter behind : Siper almak. Arkasına sığınmak.

Take shelter in : Sığınmak. Barınmak.

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

Take a back seat : Geri plana çekilmek. Önemini yitirmek. Bir kenara çekilmek. Geri planda yer almak. Arka planda kalmak. Ön plana çıkmamak. Arka planda yer almak. Köşesine çekilmek. Kenara çekilmek.

İngilizce Take shelter Türkçe anlamı, Take shelter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take shelter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asylum : Koruma. Barınak. Sığınma. Sığınak. Akıl hastanesi. İltica. Sığınacak yer. Himaye. Muhafaza.

 

Dig in : Mevzilenmek. Kalmak niyetiyle yerleşmek. Gömmek. Saplamak. Yerleşmek. İrtibatlama. Sipere girmek. Kürekle toprağa karıştırmak (bir şeyi). Batırmak.

Harbors : Beslemek. Limanlar. Gütmek. Barındırmak. Demir atmak.

Have recourse to : Çare ummak. Başvurmak. Müracaat etmek. Yardım dilemek.

Defecting : Kusur. Ayrılmak. Döneklik etmek. Arıza. İltica etmek. Özür. Bozukluk. Kaçmak.

Burrowed : Delik açmak. Çukur kazmak. Kazmak. Tünel kazmak. Bir oyukta gizlenmek. Bir mağarada gizlenmek. Oyuk açmak. Yuva yapmak. (çukur) kazmak.

Asylums : Akıl hastanesi. Himaye. Muhafaza. Barınak. Tımarhane. Sığınacak yer. Melce. İltica. Sığınak.

Defect : Sakatlık. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Arıza. Eksiklik. kusur. biçim bozukluğu. Noksan. Kaçmak. Özür. Ayrılmak.

House : Meclis. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Ev. Konut. Kendi evine almak. Ev sağlamak. Evde oturmak. Eve yerleştirmek. Kodak.

Take shelter synonyms : take shelter in, burrowing, haven, hole up, take cover, be kept, shelter, harbored, nestle, hide away, abscond, tabernacle, harboring, harbor, shelters, burrows, absconds, bury oneself, fall back upon a thing, hid, hide, lams, hide out, lam, cover oneself, sheltering, burrow, crouch down, harbour, harboured, defected, take shelter behind, harbours.