Taking sides türkçesi Taking sides nedir

Taking sides ingilizcede ne demek, Taking sides nerede nasıl kullanılır?

Taking : Sari. Çekici. Heyecan. Çalkalanma. Çevirim. Alma. Ele geçirme. Telaş. Sallanma. Alış.

Sides : Yan tahtalar. Taraf tutmak. Kasalı çalgılarda, kasanın yan taraflarını kapatan uç uca yapıştırılmış iki ağaç tabakası. Yüz. Etraf. Aynı tarafta olmak. Kenarlar.

Taking a bath : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Taking a breath : Nefes alma.

Taking a long time : Uzun süren.

Taking a position : Pozisyon alan. Bir ihtilafın hangi tarafında olduğuna karar veren.

İngilizce Taking sides Türkçe anlamı, Taking sides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taking sides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take sides : Saf tutmak.

Side : Cephe. Taraftar. Yandaki. İkincil. İkinci derecede. Yan. Kenar. Kıvrım kanatları. Taraf.

Regression : Birden çok değişkene ilişkin gözlem değerlerinin gösterdiği birlikte değişmenin uygun düştüğü çizgesel ya da matematiksel biçe. bk. çizgesel çözümleme. Regresyon. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden nedenlere ve bileşikten yalınca doğru usavurma işlemi. 2.-yakın geçmişle ya da yeni olaylarla ilişkili anıların azalması. gerçekliklerin ağır bastığı yetişkinler dünyasının güçlükleri karşısında, çocukluk yıllarının anılarıyle dolu bir düş dünyasına kaçış. yetişkinlerde çocukça davranışların yeniden başlaması. 5- etkili biçimde ayırımlar yapma, yargılama ve usavurma yeteneğinin yitirilmesi. Deniz gerilemesi. İnsanın ve içinde yer aldığı toplumsal yapının, doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki denetim olanaklarının azalması. Yordama. Denizin çekilip karadan uzaklaşması. Birlikte gidişim. Geri dönme. Gerileme.

 

Support : Desteklemek. Para yardımı yapmak. Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması. Tel tutucu. Bakmak. Kaldırmak. Yatay borunun üzerine oturduğu destek. Üçayak. Tutmak.

Tying : İlmik bağlama. Eşit oy almak. Bağlama. Bağlamak. Düğümlemek. Evlendirmek. Berabere kalmak. Sınırlamak. Akit.

Binding : Kitap kapağı. Cilt. Kitaba geçirilen ve deri, bez ya da kağıtla kaplı bulunan mukavva kapak, kap. bir yapıtın ayrı kitap halinde basılan bölümlerinden her biri. Kablo bağlantısı. Bağlayan. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. Kenar şeridi. Bağlama. Kenar süsü.

Dedication : Vakfetme. Fedakarlık. İthaf. Bağlılık. Kamuya tahsis. İthaf etme. Tahsis edilmiş. Adama. Sunu.

Take a stand : Durum almak. Bir görüşü benimseyip savunmak. Fikrini söylemek. Tavır takınmak. Tutum belirlemek. Tuttuğu tarafı belli etmek. Saf tutmak. Bir olay karşısında belirli bir tavır almak.

Linkage : Bilgisayar, biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağlantı. Bağ. Zincir. Mekanik tertibat. Bağlanma. Bileşiklik. Eklem. Alel olmayan iki ya da daha fazla sayıdaki genin birlikte kalıtlanması. bu genler aynı kromozomda bulunmaları nedeniyle birbirine bağlıdırlar ve ikinci mendel kanununa ters hareket ederler, yani bağımsız değildirler.

 

Sides : Kenarlar. Yüz. Etraf. Aynı tarafta olmak. Kasalı çalgılarda, kasanın yan taraflarını kapatan uç uca yapıştırılmış iki ağaç tabakası. Yan tahtalar.

Taking sides synonyms : dedications, alligation, regressions.