Talaz nedir, Talaz ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Motor ve kayıkların yan tahtaları.

Toz fırtınası, hortum.

Yel.

Yağmurdan yeteri kadar nemlenip tavlanarak ekilecek duruma gelmiş toprak.

1.Kasırga, fırtına. 2.Kabarık dalga.

Diğer sözlük anlamları:

Dalga, kasırga.

Talaz isminin anlamı, Talaz ne demek:

Erkek ismi olarak; Kasırga, fırtına.

Talaz hakkında bilgiler

Dalaz, dalas veya toz şeytanı; küçük hortumdur. Meteorolojide PO sembolü ile gösterilir. Bazı diğer hortumlardan farkı bulutlardan aşağı doğru değil, yerden yukarı doğru oluşması ve bulutlarla bağlantısı olmamasıdır.

Dalaz, çoğunlukla, sıcak bir bölgede serin bir rüzgâr esince meydana gelir. İnsan hayatı açısından riskli değildir. Ekilmiş alanlarda meydana geldiğinde ürünlere zarar verebilir.

Talaz anlamı, kısaca tanımı:

Talazlanma : Talazlanmak işi.

Talazlanmak : Dalgalanmak. İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde kabarıklık oluşmak.

Talazlık : Dalga serpintilerini önlemek için kayıkların küpeştesine baştan kıça doğru yerleştirilen tahta.

Dalga : Geçici aşk ilişkisi. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Geçici sevgili. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Bir yüzeydeki kıvrım. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Dalgınlık. Saçların kıvrım genişliği.

 

Kasırga : Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr.

İpekli : İpekten yapılmış veya içinde ipek bulunan (kumaş).

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Örselenme : Örselenmek işi. Travma.

Kabarıklık : Kabarık olma durumu, şişkinlik.

Şeytan : Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse).

Talaz vurmak : Deniz kabarmak, dalgalanmak

Talaza : Kasırga, fırtına.

Talazı kabarmak : Canı sıkılmak.

Talazımak : Sıcaktan bayılır gibi olmak.

Talazlamak : Yiyecekleri yağda hafifçe kavurmak. Ürün kaldırıldıktan sonra dökülen tanelerden ertesi yıl yeniden ürün almak.

Talazlı gün : Fırtınalı, esintili gün.

Talazmak : Üşümek.

Talazoğlu : Sivas kenti, Gemerek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Talaz anlamı nedir?

İngilizce'de Talaz ne demek? : billow;breaker;surge

Rusça'da Talaz : n. волнение (N)