Tariffing türkçesi Tariffing nedir

Tariffing ingilizcede ne demek, Tariffing nerede nasıl kullanılır?

Tariff barriers : Gümrük engelleri. Tarife engelleri.

Tariff in force : Yürürlükte bulunan gümrük bildirmeliği ya da belli bir mala ilişkin gümrük vergisi oranı. Yürürlükteki bildirmelik.

Tariff protection : Gümrük tarifesi koruması.

Tariff quota : Tarife kotası. Belirli bir dönem için veya belli bir üst sınıra kadar gümrük vergisinde ve/veya diğer mali yüklerde indirim yapılan ya da bağışıklık sağlanan dışsatımın miktar veya değeri.

Tariff quotas : Tarife kontenjanları. Tarife kontenjanları ve tarife kotaları. Gümrük tarife kotaları. Tarife kotaları.

Tariff schedule : Barem.

Hawley smooth tariff act : Hawley - smooth tarife yasası. Büyük bunalımın yol açtığı yaygın işsizlik ve milli gelir düşüşlerini önlemek amacıyla amerikan hükümetine birçok mal üzerindeki gümrük tarifelerini yükseltme izni veren ve 1930 yılında yürürlüğe giren yasa.

Tariff wall : Gümrük duvarı.

Customs tariff position : Dış ticarete giren malların kullanışlarına, iktisadi önemlerine ve benzerliklerine göre yapılan sınıflandırma. krş. brüksel tarife sınıflandırma sistemi, uyumlaştırılmış tarife sınıflandırma sistemi. Gümrük tarife konumu.

 

Tariff rate : Gümrük vergisi oranı. Gümrük tarife oranı.

İngilizce Tariffing Türkçe anlamı, Tariffing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tariffing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pricing : Fiyat koyma. Yeni veya mevcut ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi. Fiyatlandırarak. Fiyat uygulaması. Paha biçmek. Fiyatlama. Fiyat belirleme. Fiyatlandırılan. Fiyat tespit etme. Fiyatını belirlemek.

Holdup : Tıkanıklık. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Engel. Durdurma. Gecikme. Tutma. Silahla soygun. Soygun. Kıpırdama bu bir soygundur. Silahlı soygun.

Dawdling : Ağırdan alma. Üşengeçlik. Çalışma yerine kasıtlı olarak zaman harcama eylemi. Aylaklık etme. Sallanma. Oyalanma.

Delay : Sonraya bırakmak. Yankı. Oyalanmak. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Eğlemek. Bekletme, bir durumun çözümünü bile bile uzatma, geciktirme. seyircinin ilgisini uyanık tutmak için geriye atma. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Geç kalmak. Gecikmek. Yubanmak.

Quotation : Tekrarlama. Piyasa. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Fiyat (teklif olarak verilen). Bir şirkete ait taşınır değerlerin borsada işlem görmesine izin verilmesi. belirli bir tarihte döviz veya taşınır değerler borsalarında aracıların belirleyerek ilan ettikleri döviz ya da taşınır değerin alış ve satış fiyatı. Geçer değer. Aynen alıntı. Alıntılama. Maliyet belirleme.

Dalliance : Tembellik. Oynaşma. Üşengeçlik. Oyalanma. Vakit geçirme. Flört. Cilveleşme.

 

Negligible : Göz ardı edilebilir. Önemsiz. Yoksanabilir. Gözardı edilebilir. Sözünü etmeye değmez. Kayda değmez. İhmal edilebilir. Önemsemeye değmez.

Paltry : Saçma. Küçük. Cüzi (küçümseme belirtir). Çok az. Kıymetsiz. Önemsiz. Değersiz. Düşük.

Worthless : Karaktersiz. Kötü. Değersiz. Adi.

Quotations : Geçerli fiyat. Cari fiyat. Tekrarlama. Aktarma. Alıntılar. Alıntı. Söz alıntıları. Maliyet belirleme. Piyasa fiyatı. İktibas.

Tariffing zıt anlamlı kelimeler, Tariffing kelime anlamı

Valuable : Kıymetli şeyler. Düzeyli. Kıymetli. Pahada ağır. Değerli. Mücevherat. Faydalı. Çok yararlı. Pahalı. Değerlendirmek.