Tazminat ilkesi nedir, Tazminat ilkesi ne demek
Tazminat ilkesi; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.
İktisat terim anlamı:
Gönenç karşılaştırmalarında temel alınan ve bir politika değişikliğinde bu değişiklikten kazançlı çıkanların, zarar görenlerin kayıplarının bir kısmını tazmin etmeleri durumunda Pareto iyileştirmenin sağlanacağını ifade eden ilke. karşılığı Kaldor-Hicks ölçütü, Scitovsky ölçütü.
Tazminat ilkesi anlamı, tanımı
İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi
Tazmin : Zararı ödeme.
Tazminat : Zarar karşılığı ödenen para, ödence.
Pareto iyileştirme : Toplumda bir kişinin bile durumunu kötüleştirmeden en az bir kişinin durumunun iyileştirildiği durum.
Scitovsky ölçütü : Bir politika değişikliği sonucunda toplumsal gönenç artışından söz edebilmek için, bu değişiklikten kazançlı çıkanların kazançlarının kaybedenlerin kayıplarının ötesine geçmesi ve ayrıca kazançlı çıkanların kaybedenleri ikna edebilmeleri veya kaybedenlerin kazananları böyle bir değişmeden vazgeçirememeleri gibi iki koşulun sağlanması gerektiğini ifade eden ve Tibor Scitovsky tarafından geliştirilen sosyal gönenç ölçütlerinden biri. karşılığı Kaldor-Hicks ölçütü, Pareto ölçütü.
Karşılaştırma : Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.
Zarar gören : Mutazarrır.
İyileştirme : İyileştirmek işi, ıslah. Bir kimsenin iş yapmaya engel olan sakatlığını, yetersizliğini gidermek veya bozuk olan ruhsal durumunu düzeltmek amacıyla uygulanan tedavi, rehabilitasyon, rehabilite. İflas hâlindeki işletmeyi iyi yönetimle kâra geçirme, rehabilitasyon, rehabilite.
Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.
Görenler : Şanlıurfa kenti, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Kazançlı : Kazanmış olan. Kazanç getiren, kazanç sağlayan.
Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.
Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.
Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.
Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.
Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.
Gönenç : Bolluk, rahatlık ve varlık içinde iyi yaşama, refah.
Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.
Gönen : Ekilecek toprağın sulandırılması. Nem, rutubet. Isparta iline bağlı ilçelerden biri. Nemli (toprak). Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
Diğer dillerde Tazminat ilkesi anlamı nedir?
İngilizce'de Tazminat ilkesi ne demek ? : compensation principle

Bu kısımda Tazminat ilkesi nedir? Tazminat ilkesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tazminat ilkesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tazminat ilkesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.