Tell lies türkçesi Tell lies nedir

Tell lies ile ilgili cümleler

English: Children should be taught not to tell lies.
Turkish: Çocuklara yalan söylememek öğretilmelidir.

English: The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
Turkish: Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.

English: Don't tell lies. Tell the truth.
Turkish: Yalan söyleme. Doğruyu söyle.

English: He doesn't tell lies.
Turkish: O yalan söylemez.

English: Don't tell lies.
Turkish: Yalan söylemeyin.

Tell lies ingilizcede ne demek, Tell lies nerede nasıl kullanılır?

Tell : Ayırt etmek. Seçmek. Belli olmak. Bildirmek. Emretmek. Açığa çıkarmak. Ayıtmak. Anlamak. Tahmin etmek. Haber vermek.

Lies : Uzanmak. Yatmak. Kandırmak. Yasal olmak. Mideye oturmak. Yalan söylemek.

Tell a fib : Uydurmak. Yalan söylemek. Atmak.

Tell a joke : Fıkra anlatmak.

Tell a lie : Yalan söylemek. Yalan atmak.

Tell a long rigmarole : Abuk subuk konuşmak. Saçma sapan konuşmak. Zırvalamak.

İngilizce Tell lies Türkçe anlamı, Tell lies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tell lies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fibbed : Zararsız yalan. (yalan) atmak. Yalan. Uydurma. Beyaz yalan. Küçük yalan. Palavra. Küçük ve önemsiz yalan.

 

Catapulted : Vurmak. Mancınık. Mancınıkla atmak. Sapan. Katapült uçak. Fırlatmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili.

Flighted : Böcek sürüsü. Kuş sürüsü. Uçakla seyahat. Kaçma. Uçuş. Yağmur (kurşun, ok vb). Basamak. Sürü. Akış.

Cashier : Kovmak. Vezneci (bankada). (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kasiyer. Kasadar. Vezneci. Veznedar. Kasa.

Spin a yarn : Kıtır atmak. Martaval okumak. Palavra atmak. Bol keseden atmak. Hikaye uydurup anlatmak. Hikaye anlatmak. Masal okumak. Martaval atmak.

Fabricating : İmal etmek. Kurma. Uydurmak. Üretme. İnşa etme. İnşa etmek. Monte etmek. İmal etme. Sahtesini yapmak.

Flew : Havalanmak. Uçurmak. Atılmak. Uçuşmak. Firar etmek. Üzerinden atlamak. Uçakla gitmek. Saçılmak. Atlayarak aşmak.

Lie : Kalmak. Mideye oturmak. Yatmak. Palavra. Yalan atmak. Uzanmak. Yalan. Yasal olmak.

Cast away : Çevresinden uzaklaştırmak. Başından savmak. Deniz kazası geçirmek. Boşa harcamak. Fırlatmak. Başından atmak. Çöpe atmak. Çarçur etmek. Tahrip etmek.

Cast aside : Bir kenara atmak. İhmal etmek. Kenara koymak. Terketmek. Çevresinden uzaklaştırmak. Kenara atmak. Başından atmak. Kenara itmek. Bir kenara bırakmak.

Tell lies synonyms : fibbing, lies, barrel, deceives, chuck, fades, flighting, disappear, fade, cast offs, perjure, fib, chuck away, bung, prevaricate, fabricate, deceive, evaporate, fabricates, flit, knock about, cast out, axe, cashiered, catapult, catapulting, cashiering, evanishes, disappears, flight, cast off, evanish, blow.