Tellemek nedir, Tellemek ne demek

  • Tel geçirmek, tel takmak.
  • Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek
  • Telgraf çekmek.
  • Tel ile süslemek.

Yerel Türkçe anlamı:

İğneye iplik geçirmek : Gözüm görmüyor, şu iğneyi telleyiver.

Hayvan, ipini ya da zincirini koparmak.

Urganın ucu uf lif ayrılmak.

1.Bir kimseyi saymak, önemsemek. 2.Ağır söz söylemek, aşağılamak.

Pilavı ocaktan indirerek dinlendirmek.

Küsmek, darılmak, gücenmek.

Terlemek

Sigara içmek.

Tellemek kısaca anlamı, tanımı:

Telleyip pullamak : Değerinden çok övmek. birçok süsle süslemek.

Geçirmek : Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Vurmak. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Birine kötü söz söylemek. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Etmek, yapmak. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Zaman harcamak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Hastalık bulaştırmak. Giymek, giyinmek. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek.

Takmak : Önemsemek, önem vermek, tınmak. Kuşanmak. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Borç bırakmak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Ad, lakap koymak. Sınavını başaramamak.

 

Süslemek : Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak. Söz oyunlarıyla güzelleştirmek. Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek.

Tencere : İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.

Çaydanlık : Çay hazırlamak için kullanılan mutfak eşyası.

Temizlemek : Öldürmek, yok etmek. Bitirmek, tüketmek. Arıtmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

Telgraf : Bu düzenle gönderilen haberin yazılı olduğu kâğıt. İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni.

Tel : Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. Telgraf. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. İnsan saçını oluşturan ipçik.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

 

Telgraf çekmek : Telgrafla haber göndermek, tellemek.

Çekmek : Kaçan ilmeği örmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Yollamak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Hoşa gitmek, sarmak. Döşemek. Bir yerden başka bir yere taşımak. İçki içmek. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Yürütmek, sürmek. Asmak. Boya, badana vb. sürmek. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Herhangi bir anlama almak. İmbik yardımı ile elde etmek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Germek. Tartıda ağırlığı olmak. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Öğütmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Örtmek, giymek. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yol, ay sürmek. Atmak, vurmak. Çizgi durumunda uzatmak. Daralıp kısalmak. Herhangi bir engel kurmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. İçine almak, emmek.

Diğer dillerde Tellemek anlamı nedir?

İngilizce'de Tellemek ne demek? : /y, a/ to wire or telegraph (someone) (news).

Rusça'da Tellemek : v. украшать, телеграфировать, украсить