The aged türkçesi The aged nedir

The aged ile ilgili cümleler

English: We should be kind to the aged.
Turkish: Yaşlılara karşı nazik olmalıyız.

The aged ingilizcede ne demek, The aged nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Aged : Yaşlanmış. Yaşlı. Kartaloş. (içki) yıllanmış. Yıllanmış. Yaşlandırılmış. Kocamış. Kart. İhtiyar. Yaşında.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The above : Yukarıdaki. Yukarıda anılan. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıki.

 

The ablative : Ablatif. İsmin -den hali. Çıkma durumu.

İngilizce The aged Türkçe anlamı, The aged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The aged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oldster : Kelli felli. Yaşlı adam.

Gerry : Yaşlı kimse. New york eyaletinde yerleşim yeri. (avustralya argosu) yaşlı insan. İhtiyar kişi. Bunak.

Token : Hususiyet. Jeton. İz. Andaç. Gösterge. Yadigar. Belirti. Marka. Simge. Hatıra.

Postcard : Kartpostal. Posta kartı.

Anile : Bunamış. Bunak. Anil. Zayıf.

Aged : Yaşında.

Old woman : Kocakarı. Acuze. Eş. Karı. Anne.

Mellower : Yumuşatmak. Tatlı. Olgunlaştırmak. Yumuşak. Yumuşamak. Olgunlaşmak. Yumuşak (toprak). Olgun. Yıllanmış (şarap).

Card : Şamatacı. Tebrik kartı. Gırgır. Kartlara yapıştırmak. Oyun kağıdı. Belge. Kartpostal. Kart koymak. Fişlemek. Ziyaret kartı.

Advanced in years : Görmüş geçirmiş. Yaşını başını almış. Yaşlıca. Yaşlı veya yaşlanmış. Çok bilgili. Yaşı biraz geçkince. Yaşayıp görmüş.

The aged synonyms : oldies, dry, old timer, old, doddered, cartes, older man, freewill, gaffers, postcards, antiquated, geezer, hoar, pasteboard, pasteboards, carte, time honored, passe, mellowest, old man, calling card, geriatric, over the hill, mellow, cards, gaffer, oldie, freedom, greeting card, stricken in years, elderly, board, in years.