The community türkçesi The community nedir

The community ile ilgili cümleler

English: School clubs need to clearly outline the community service projects they plan to do for the upcoming school year.
Turkish: Okul kulüpleri yaklaşan okul yılı için yapmayı planladıkları kamu hizmeti projelerini açıkça ana hatlarıyla belirtmelidir.

English: She sacrifies herself for the community.
Turkish: Halk için kendini kurban ediyor.

English: Classes at the community center are free.
Turkish: Halkevindeki sınıflar ücretsiz.

English: No one of us can cut himself off from the body of the community to which he belongs.
Turkish: Hiçbirimiz mensup olduğumuz toplumdan alâkamızı kesemeyiz.

English: Burak is doing a disservice to the community.
Turkish: Burak topluma kötülük yapıyor.

The community ingilizcede ne demek, The community nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Community : Çevre. Birbirleriyle çok sıkı işbirliği kurarak ortak bir yaşam savaşı sürdüren, belli bir yerde ve bir arada oturan ailelerden oluşan birlik, bk. yerel bölük, köy topluluğu, krş. soy, sınıf, boy, oymak, akrabalık. Ortak yön. İyi bir şekilde birbirinden ayrılmış bitki veya hayvan toplulukları. topluluk. Belli çevresel koşullara sahip bir ortamda yaşayan bitkisel ve hayvansal popülasyonların bir araya gelmesiyle oluşan topluluk. Topluluk. Yerel toplum. Komünite. Müşterek tasarruf. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

The 1967 borders : Yeşil hat. 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The above : Yukarıdaki. Yukarıda anılan. Yukarıki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada).

The ablative : Ablatif. İsmin -den hali. Çıkma durumu.

İngilizce The community Türkçe anlamı, The community eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The community ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Official : Resmi memur. Memuriyete ait. Resmi görevli. Memur. Görevli. Resmi. Memura yakışır. Resmi yetkili. Yetkili.

Nation : Budun. Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve ekinsel.özellikler yönünden ortaklaşalık gösteren en geniş insan topluluğu biçimi. Ulus. Vatan. Kavim. Ulus devlet. Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür. Ülke.

 

Country : Vatan. Ulus. Ülke. Millet. Taşraya ait. Yurt. Sayfiye. Kırsal. Kırsal kesim.

Humans : İnsanlar. İnsanoğulları.

Commonalties : Avam. Birlik. Sıradan halk. Ayaktakımı. Topluluk. Dernek üyesi. Sıradan insanlar. Vatandaşlar.

Civilisation : Uygarlaşma. Uygarlık. Uygarlaştırma. İnsanların daha iyi bir yaşayışa kavuşmaları ve doğaya egemen olabilmeleri için gösterdikleri çabalardan çıkan sonuçlar olup teknik, bilim ve kültür olarak belirir. Medeniyet. Son derece gelişmiş sosyal ve ekonomik yapı (ayrıca 'civilization'). Medenileştirme. Kültür (belirli bir yer veya insanlar grubunun).

Communes : Senli benli konuşmak. Söyleşi. Hasbıhal etmek. Konuşmak. Söyleşmek. Komünyon vermek. Sohbet etmek. Avam. Senli benli konuşmak (argo terim).

People : Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). İnsan yerleştirmek. Ulus. Kalabalık. Eller. Akrabalar. İnsanlar. Kimse. Bir kimsenin yakınları. Kişi.

Communing : Sohbet etmek. Konuşmak. Senli benli konuşmak. Komünyon almak. Avam. Senli benli konuşmak (argo terim). Söyleşi. Komünyon vermek. Hasbıhal etmek.

Governmental : Beylik. Hükümetsel. Hükümet. İdari. Hükümete ait. Hükümetle ilgili. Devletle ilgili. Devlete ait. Resmi.

The community synonyms : the million, society, general, community, polity, commune, monde, communed, body politic, polities, population, corporatism, commonwealth, community singing, government, political, publics, general public, folk, commonweals, inhabitants, governments, state, folks, socio, civilisations, communal, commonwealths, public, realm, world, commonweal, commonalty.