The jitters türkçesi The jitters nedir
- Gerginlik.
- Sinirlilik.
- Heyhey.
- Stres.
The jitters ingilizcede ne demek, The jitters nerede nasıl kullanılır?
The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Jitters : Stres. Sinirlilik. Heyecan. Aşırı korku. Aşırı sinir. Gerginlik.
Get the jitters : Çok heyecanlanmak. Aşırı heyecanlanmak. Çok heyecanlı olmak. Korku duymak. Sinirli olmak. Heyecandan ölmek.
Give someone the jitters : Birini dehşete düşürmek. Birini çok korkutmak. Birini gergin hale getirmek.
Have the jitters : Gergin olmak. Sinirli olmak. Korkudan titremek. Heyheyler geçirmek.
The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.
The 1967 borders : Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları.
İngilizce The jitters Türkçe anlamı, The jitters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The jitters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stretches : Gerinme. Germek. Yetmek. Büyütmek. Gerinmek. Gerginleştirmek. Esneme. Uzatma. Geniş yer.
Apprehensiveness : Endişelililik. Hassasiyet. Vesvese. Endişelilik. Kaygılı olma eğilimi. Anlayış. Endişe. Akıllılık.
Biles : Garaz. Terslik. Kin. Safra. Öd. Huysuzluk. Aksilik.
Crustiness : Aksilik. Kabukluluk. Terslik. Huysuzluk. Suratsızlık. Somurtkanlık. Asabi veya suratsız olma niteliği.
Trauma : Yara. Yaralanma. Örselenme. İncinme. Sarsıntı. Şok. Travma. Yaralama.
Bile : Kin. Aksilik. Huysuzluk. Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd. Safra. Terslik. Garaz. Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan, safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. öd.
Jumps : Asabiyet. Vesvese.
Jitters : Heyecan. Aşırı sinir. Aşırı korku.
Frayed temper : Sinirleri yıpranmış olma. Sinirli ruh hali.
Agitation : Kışkırtma. Heyecan. Çalkantı. Çalkalama. Endişe. Üzüntü. Sallanma. Galeyan. Sallama.
The jitters synonyms : all overs, fevering, edginess, angriness, jimjams, state, escalation, fevers, jitter, rampaging, tonus, stiffness, jittered, biliousness, rampaged, cantankerousness, distempered, skittishness, rampages, agitations, strain, rampage, escalations, distempers, stress, fever, stretch, crotchetiness, tension, bad temper, feistiness, crabbiness, distemper.

Bu kısımda The jitters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The jitters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The jitters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The jitters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.