The old man türkçesi The old man nedir
The old man ile ilgili cümleler
English: Amazingly, the old man recovered his health.
Turkish: Nasıl olduysa yaşlı adam sağlığına kavuştu.
English: Ali helped the old man across the street.
Turkish: Ali caddeyi geçen yaşlı adama yardım etti.
English: I helped the old man cross the street.
Turkish: Yaşlı adamın caddeyi geçmesine yardım ettim.
English: I saw the old man feed his dog chicken bones.
Turkish: Yaşlı adamın köpeğini tavuk kemiği ile beslediğini gördüm.
English: "Cat?", the old man wondered.
Turkish: "Kedi? ", yaşlı adam merak etti.
The old man ingilizcede ne demek, The old man nerede nasıl kullanılır?
The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Old : Köhne. Önceki. Deneyimli. İhtiyar. ...yaşında. Pişkin. Büyük. Kart. Eski zamanlar. Eskimiş.
Man : Adamla donatmak. Adam yerleştirmek. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Yeterince insan olmak. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Erkek. Adam atamak. Adam vermek. Adam.
The old man and the sea : Çok büyük mücadeleler sonucu dev bir kılıçbalığı yakalama hayalini gerçekleştiren kübalı bir balıkçı hakkında ernest hemingway tarafından yazılan ve 1952 yılında yayınlanan roman. Yaşlı adam ve deniz.
The old : İhtiyarlar. Yaşlılar. Eskiler.
The old city : Eski şehir. Bir şehrin antik bölgesi. Şehrin eski bölümü. Şehrin tarihi kısmı.
The old country : Doğduğu veya doğdukları ülke. Ana vatan. Göçmenin anayurdu. Memleket.
The old testament : Eski ahit. Ahdiatik.
A chip off the old block : Armut dibine düşer. Hık demiş burnundan düşmüş. Anne ya da babasına benzeyen çocuk. Babasına vb çekmiş çocuk. Babasına vb çekmiş kimse.
The old world : Eski dünya. Afrika asya ve avrupa.
İngilizce The old man Türkçe anlamı, The old man eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The old man ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shipmaster : Süvari. Gemi kaptanı. Şilep kaptanı.
Administrant : Müdür. İdareci.
Administrative : Yönetimle ilgili. Yönetsel. İdari. Yönetimsel.
Abba : Baba (ibranice). Hıristiyan piskoposunun unvanı (suriye, mısır ve etiyopya'da kullanılır). Peder. Sarma uyak. Tanrı'nın adı (yeni ahit kullanımı). Georgia eyaletinde şehir.
Begetter : Sebep olan kimse. Vücuda getiren kimse.
Archon : Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Arhont. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Hükümdar.
Daddies : Babacığım.
Bollard : Işıklı yol direği. Trafik yöneltme külahı. İskele babası. Duba. Kısa kalın direk.
Skipper : Zurnabalığı. Süvari. Çalıştırıcı. Küçük teknen kaptanı. Kaptanlık yapmak. Uskumru turnası. Küçük gemi kaptanı. Antrenör. Gemi kaptanı veya uçak pilotu.
Hoar : Kır. Saygıdeğer. Eski. Eskilik. Kırağı ile kaplı. Yaşlı başlı. Ak saçlı. Yaşlı ve saygın. Bembeyaz. Havadaki su buğusunun yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince buz kırılcaları.
The old man synonyms : gaffer, oldie, old man, fellers, bosses, great, administrative director, aged, huge, boss, business manager, coxed, dads, freedom, old woman, father, feller, admin, elderly, administrants, shipman, geriatric, shipmen, begetters, hubbies, hubby, coxing, goodman, captaining, captains, cox, goodmen, fathered.

Bu kısımda The old man kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The old man ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The old man anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The old man ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.