Thrawn türkçesi Thrawn nedir

Thrawn ingilizcede ne demek, Thrawn nerede nasıl kullanılır?

Thraw : Anlaşamamak. Çevirmen. Döndürmek.

Thrace : Trakya.

Thracian : Trakya'ya özgü. Trakyalı. Trakya.

Thraldom : Esaret. Bağımlılık. Kölelik.

Thrall : Esir. Kölelik. Köle.

Thrashers : Döven. Batöz. Harman dövücü. Harmancı. Harman dövme makinesi. Sapan balığı. Sapdöver harman makinesi.

Thrashed : Yenmek. Dövmek. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Harman dövmek. Pöstekisini sermek. Kırbaçlamak. Kamçılamak. Denize karşı seyretmek. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Kıvranmak.

Thrash : Pöstekisini sermek. Kırbaçlamak. Dayak atmak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Dövmek. Yenmek. Harman dövmek. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Kamçılamak. Denize karşı seyretmek.

Thralls : Kölelik. Esir. Köle.

Thrasher : Harman dövme makinesi. Sapdöver harman makinesi. Sapan balığı. Döven. Harman dövücü. Harmancı. Batöz.

İngilizce Thrawn Türkçe anlamı, Thrawn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thrawn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rattler : Çıngıraklı yılan. Çelik bilya dolu silindir. Şangırdaç. Çıngıraklıyılan.

Deliver : Söylemek. Vermek. Atmak. Devretmek. Serbest bırakmak. İletmek. Dağıtmak. Ortaya koymak. Kurtarmak. Teslim etmek.

 

Defenestrate : Pencereden atmak (birini veya birşeyi). Camdan dışarı atmak. Pencereden dışarı atmak (nesneyi). Camdan atmak.

Ridge : Bayır. Çapalanmış düz sıra. Yükselti. Çıkıntı. İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Dağ sırası. Sırt. Kaburga. Kabartma çizgi. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır.

Boat train : Gemi treni. Tren. Vapur bağlantılı tren.

Clumsier : Acemi. Hantal. Beceriksiz. Sarsak. Hödük. Görgüsüz. Çolpa. Beygir gibi. Alık.

Lob : Topu havaya vurmak. Ağa yakın duran karşı oyuncunun üzerinden topu aşırıp arkasına düşürme. Uğramak. Havaya atılmış top. Hantalca koşmak. Havaya atmak. Tenis, futbol alanlarında kullanılır. Bir oyuncunun, karşı takım oyuncularının kesemeyeceği bir biçimde topu havalandırarak kendi takım arkadaşlarından birine aktarması. Atmak. Yavaş atılan top.

Passenger train : Yolcu treni.

Skitter : Suda sıçrayarak gitmek. Zıplamak. Sıçramak. Su sıçratarak gitmek. Ok gibi fırlamak. Sekmek. Sekerek gitmek.

Deformed : Şekli bozuk. Biçimi değişmiş. Bozundurulmuş. Bozunumlu. Biçimi bozulmuş. Deforme olmuş. Şekli bozulmuş. Deforme. Çarpık çurpuk (argo terim).

Thrawn synonyms : flap down, hospital train, public transport, car train, locomotive engine, deep six, railway locomotive, improper, railroad train, mail train, impel, hurtle, freight train, amorphous, skim, propel, awkward, chuck, prostrate, pass, flick, fling, jettison, flip, skip, bombard, locomotive, subway train, throw overboard, cumbersome, railcar, bizarres, heave.

Thrawn zıt anlamlı kelimeler, Thrawn kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak.