Tibet spanyeli nedir, Tibet spanyeli ne demek
Tibet spanyeli; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Tibetten köken alan, Pekingese, Pug ve Japon Spanyeli ırklarından geliştirildiği düşünülen, eski Tibette kutsal sayılan, Pekingese'e çok benzeyen, fakat yüzü hafif daha uzun, tüyleri daha seyrek ve gözlerin kenarında fazladan deri bulunmayan, boyun bölgesinde tüyleri daha uzun, rengi tek renkli, çok renkli veya gölgeli, altın, krem, boz, kızıl, beyaz, siyah veya siyah-ten rengi olabilen, ayakları ırk özelliği olarak tavşan ayağına benzeyen ve hızlı ve kıvrak hareket etmesini sağlayan, yüksek bir yerde durup çevresini gözlemekten zevk alan, son derece zeki, neşeli, canlı ve güvenilir yapıda, bekçi köpeği olarak da yetenekli fakat günümüzde popüler pet ve gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.
Tibet spanyeli tanımı, anlamı
Tibet : Çin´in batısında özerk bir bölge.
Japon spanyeli : Japonyadan köken alan, muhtemelen Koreden Japonyaya getirildiğine inanılan, Japon saraylarının popüler hayvanı olmuş, yüzü basık ve geniş, tüyleri yumuşak, uzun ve gösterişli, yelesi sık ve göğsü ve boynunu da kapsayan yapıda, alnı oldukça yuvarlak ve alın çıkıntısı belirgin, gözleri çıkık, anlamlı, koyu renkli ve badem şeklinde, vücudunun yüksekliği ve uzunluğu aşağı yukarı aynı, ön bacakları yere dik basan ve ince kemikli, rengi çoğunlukla siyah olmakla beraber kızıl, sarı ve kaplan desenli lekelerle beyaz renkte, kuyruğu tüylü ve sırtta doğru kıvrılan yapıda, yürüyüşü zarif adımları yüksek atan tarzda, neşeli, mutlu, sevgi dolu ve zeki, fazla havlamayan bir yapıda, bekçi köpeği olarak da yetenekli fakat günümüzde kucak köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, Japon Çin köpeği.
Kutsal sayı : Dört yöne, yerleşme düzenine, tek çift temeline, gökbilimsel etmenlere dayalı olarak uğurlu ve kutsal sayılan sayı.
Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.
Tek renkli : Tek rengi olan. Yalnız basit bir renk veren (ışık).
Güvenilir : Güven duygusu veren, güvenilen, itimatlı.
Yetenekli : Yeteneği olan, kabiliyetli, istidatlı.
Gözlemek : Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Fazladan : Alışılana ek olarak, alışılandan çok, bol bol, çok çok.
Sayılan : Vergi.
Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
Yetenek : Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.
Gölgeli : Gölge altında olan. Nitelik ve ayrıntıları iyice bilinmeyen.
Popüler : Halkın arasında yaşayan motiflere, ögelere yer veren, onlardan yararlanan, halkın zevkine uygun, halk tarafından tutulan. Herkesçe tanınan, bilinen.
Gözleme : Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.
Bulunma : Bulunmak işi.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.
Diğer dillerde Tibet spanyeli anlamı nedir?
İngilizce'de Tibet spanyeli ne demek ? : tibetan spaniel

Bu kısımda Tibet spanyeli nedir? Tibet spanyeli ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tibet spanyeli tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tibet spanyeli hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.