Tilts türkçesi Tilts nedir

  • Yana yatmak.
  • Devirmek.
  • Yatırmak (bir şeyi bir yöne).
  • Yatırmak.
  • Bir yöne doğru eğilmek.
  • Eğmek (bir şeyi bir yöne).
  • Eğmek.
  • Mızrağı doğrultmak.
  • Boca etmek.
  • Yan yatmak.
  • Yana yatırmak.
  • Eğilmek.
  • Mızrakla saldırmak.
  • Yan yatırmak.

Tilts ile ilgili cümleler

English: Can you walk on stilts?
Turkish: Cambaz ayakları üzerinde yürüyebilir misin?

Tilts ingilizcede ne demek, Tilts nerede nasıl kullanılır?

Rumpelstiltskin : Alman folklorünün keteni altına çeviren cücesi.

Stilts : Ayaklık. Eşas. Kıyı koşarı (kuş). Kıyı koşarı. Sütun. Cambaz ayaklığı. Akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar.

Tilt angle : Eğim açısı. Meyil açısı. Eğiklik açısı. Devirme açısı.

Tilt at : Çatmak. Saldırmak. Hücum etmek.

Tilt at windmills : Yeldeğirmenlerine karşı savaşmak. Hayali düşmanlarla savaşmak. Donkişotluk yapmak. Yeldeğirmenlerine saldırmak. Değirmenlere karşı savaşmak. Don kişotluk yapmak. Yeldeğirmenleriyle savaşmak.

Pan and tilt head : Çevrinme başlığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sjtv. bir üçayağın, çevrinmeyi gerçekleştirmeye yarayan başlığı.

Tilt back : (koltuğu vb) geriye yaslamak.

At full tilt : Tam gaz. Bütün hızıyla. Tüm hızıyla. Son sürat. Son süratle. Son hızla.

Tilt up : Kalkmak. Yukarıya çevrin. Kaldırmak. Alıcı yönetmenine, yukarıya çevrinme için verilen komut. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yukarıya eğ.

 

Tilt over : Yan yatarak devrilmek. Eğilmek. Yana yatmak. Devrilmek. Devirmek.

İngilizce Tilts Türkçe anlamı, Tilts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tilts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chop down : Keserek devirmek (ağaç). Ağacı kesmek.

Cants : Bükülmek. Yapmacık konuşmak. Dönmek. İkiyüzlülük etmek. Argolu konuşmak. Meyletmek. Yapmacıklı konuşmak.

Embarking : Girişmek. Atılmak. Uçağa yükleme. Yüklemek. Yüklenmek. Girişme. Yolcu almak. Bindirmek. Bindirme.

Capsizes : Değişivermek. Alabora olmak. Alabora etmek. Devrilmek. Ters dönmek.

Embark : Uçağa yüklemek. Yüklenmek. Atılmak. Gemiye binmek. Uçağa binmek. Yüklemek. Kalkışmak. Gemiye bindirmek. Uçağa bindirmek.

Crumpling : Çökertmek. Çökmek. Buruşturmak. Buruşmak. Buruşma. Düşmek. Kırışma. Kırışmak.

Angle : Oltayla balık avlamak. Köşe yapmak. Açı. Kıvırmak. Balık tutmak. Olta ile balık tutmak. Açı vermek. Bucak. Açı oluşturmak. Açı yapmak.

Turn over : Döndürmek. Devrilmek. Alıp satmak (mal). Çevirmek. Teslim etmek. Düşünüp taşınmak. Çevirmek (sayfa). Üzerinde düşünmek.

Upends : Dikine çevirmek. Başaşağı etmek. Altüst etmek. Dikine oturtmak. Baş aşağı etmek. Tersini yapmak. Dikmek.

Capsizing : Devrilme. Alabora etmek. Alabora olma. Alabora oluş. Alabora olmak. Ters dönmek. Alabora. Değişivermek. Alabora olarak.

Tilts synonyms : slant, tilt over, crumple, tilt, condition, upending, defeating, instates, inclines, canting, bends, bevellers, deposited, curves, imbark, wears, credit, list, lean back, contorting, dip, status, slope, lie over, raked, crumples, weather, bend over, embarks, upended, bend to, cant over, recline.

 

Tilts zıt anlamlı kelimeler, Tilts kelime anlamı

Straighten : Yoluna girmek. Düzlemek. Düzelmek. Çözmek. Düzleştirmek. Doğrusunu açıklamak. Toplamak. Düzeltmek. Doğrultmak. Kalkmak.

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak.