Torchon türkçesi Torchon nedir

Torchon ingilizcede ne demek, Torchon nerede nasıl kullanılır?

Torchon lace : Keten dantel.

Torch annealing : Yalazla tavlama. Üfleçle tavlama. Şalomayla tavlama.

Torch brazing : Şalomalı sert lehimleme. Üfleçle lehimleme. Şalümo lehimi.

Torch heating : Şalomayla ısıtma. Üfleçle ısıtma.

Torch lamp : Asetilen lambası.

Torch song : Marş. Duygusal aşk şarkısı. Melankolik aşk şarkısı.

Torch light procession : Fener alayı.

Torch welding : Hamlaç kaynağı.

Bear a torch : Işık tutmak.

Carry the torch for : Aşık olmak (genellikle karşılıksız).

İngilizce Torchon Türkçe anlamı, Torchon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Torchon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dishcloth : Tabak bezi.

Swabbed : Palas turpa. Silmek. Alçak. Temizlemek (pamuklu çubukla). Temizleme bezi. Ufak bir çubuğun ucuna takılı hidrofil pamuk. Temizlemek. Tahta bezi. Paspas bezi.

Advert : Değinmek. Reklam (ingiliz ingilizcesi). İma. Reklam. Dokundurmak. Bahsetmek. İlan. İlan (ingiliz ingilizcesi). Zikretmek. Duyuru (ingiliz ingilizcesi).

Light source : Işık kaynağı. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık salan cisim. aydınlatmada kullanılan araç, aydınlatma aracı. Işık salan cisim ya da yer (güneş, yıldızlar, bulutsular vb.).

 

Mention : Zikretmek. Değinmek. Söz konusu etmek. İma. Adını anma. Bahsetmek. Anmak. Söyleme. İleri sürme.

Dish cloth : Kurutma bezi. Bulaşık havlusu. Bulaşık kurutmak için kullanılan bez. Bulaşık yıkamak için kullanılan bez.

Dustcloth : Bez. Mobilyalardan toz almak için kullanılan kumaş parçası. Toz alma bezi.

Washrag : Sabun bezi. Yıkama bezi. Yıkama ve temizleme için kullanılan küçük bez.

Torchon synonyms : dustrag, dust cloth, washing up cloth, dishcloths, swab, swabs, bring up, dishrag, flambeau, dishrags, refer, swob, light, name, cite, dustrags, duster, dusters, washrags.

Torchon zıt anlamlı kelimeler, Torchon kelime anlamı

Stifle : Tutmak. Soluk almasını zorlaştırmak. Tıkanmak. Gelişmesini engellemek. Bastırmak. Soluk almasını engellemek. Boğmak. Zaptetmek. Boğulmak. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı).

Break : Fırsat. Tutmamak. Yakın dövüşü bırakmak. Bitmek. Tan. Açmak. Kopmak. Kırılma. Şans. Dalmak.

Worsen : Gerilemek. Beter etmek. Daha da kötüleştirmek. Kötüye gitmek. Daha kötü bir hale getirmek. Kötüleştirmek. Kötüleşmek. Kötüleşmek (hasta). Daha da kötü olmak. Daha kötü olmak.