Toylamak nedir, Toylamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yük hayvanın sırtından yuvarlanmak.

1.İsteklendirmek, özendirmek. 2.Kandırmak.

Bağışta bulunmak.

Hızlı koşmak.

Bağışta bulunmak.

Ağırlamak.

Teknik terim anlamı:

Ziyafet vermek, yedirip içirmek, ağırlamak.

Toylamak tanımı, anlamı

Toyla : 1.Bitki yetişemeyen, taşlı toprak. 2.Kumlu tepe. 3.Karın çabuk eridiği yer. 4.Küçük tepe. 5.Kaba topraklı yamaçlar

Yuvarlanmak : Kendi üzerinde dönerek hareket etmek. Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek. Devrilmek, düşmek. Gitmek. Dökülerek düşmek.

Yük hayvanı : Yük taşımada kullanılan at, eşek vb. hayvanlar.

Yuvarlanma : Yuvarlanmak işi.

Özendirmek : Özenmesini sağlamak, teşvik etmek.

Ağırlamak : Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

Özendirme : Özendirmek durumu, işi, teşvik. Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılmış olan çalışmalar, promosyon.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Ağırlama : Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.

İçirmek : İçmesine yol açmak, içmesini sağlamak.

Bulunma : Bulunmak işi.

Ziyafet : Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II).

 

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

İçirme : İçirmek işi.

Bağış : Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Sırtı : Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.

 

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Diğer dillerde Toy foxteriyer anlamı nedir?

İngilizce'de Toy foxteriyer ne demek ? : toy fox terrier