Transcendence türkçesi Transcendence nedir

Transcendence ingilizcede ne demek, Transcendence nerede nasıl kullanılır?

Transcendency : Süblimleştirme. Süblimleşme. Heybetli olma durumu. Aşkınlık. Üstünlük. Yücelik.

Transcendent : Mücerret. Faik. Olgusal ya da görgül bilgiler sınırını aşan. Üstün. Aşkın. Ulu. Yüce. Ala. Transandantal. İnsan bilincinin sınırını aşan.

Transcendental : Soyut. Metafizik. Transandantal. Transandant. İnsan bilincinin sınırını aşan. Deneyüstü. Müteal. İnsanüstü. Üstün. Aşkın.

Transcendental element : Aşkın öğe. Transandant öğe. Transandant eleman.

Transcendental extension : Transandant genişleme. Aşkın genişleme.

Transcendentalism : Aşkıncılık. Önsezi ve tinselliğin üzerinde duran felsefe (ralph waldo emerson ile bağlantılı). Deneyüstücülük. Transandantalizm. İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini önsel olarak saptamak amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan felsefe anlayışı. deneme alanının dışında kalan bilgilerle uğraşan öğretilerin genel adı. ahlak alanında belli bir gizemciliği savunarak tanrı, doğa ve insanoğlunu kaynaştırmaya çalışan bir felsefe okulu. Soyut karakter veya özellik. Mantıklı düşünmenin anlamanın anahtarı olduğunu savunan felsefe (kant'la alakalı).

 

Transcendentally : Teorik olarak. Doğa üstü bir şekilde. Transandantal bir tarzda.

Transcendental function : Aşkın fonksiyon. Transandant fonksiyon. Aşkın işlev.

Transcendently : Süblümleşen bir tarzda. Süblümleşen.

Transcendentalist : Transandantal felsefeyi destekleyen kimse. Transandantalizm savunucusum. Deneyüstücü.

İngilizce Transcendence Türkçe anlamı, Transcendence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transcendence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anteriority : Tercih. Önde olma. Öncelik. Kıdem.

Championship : Birincilik yarışmaları. Birincilik. Şampiyona. Bir topluluğun, bir bölgenin, belirli bir süre için en iyi yarışmacısını ya da takımını seçmek amacıyla düzenlelenen yarışmaların tümü. Şampiyonluk.

Eminences : Vücuttaki kabarıklık (özellikle de bir kemik üzerinde). Yükseklik. Ün. Saygınlık. İtibar. Yüksek makam. Onur unvanı. Yüksek yer. Yüksek bir mevki. Mükemmeliyet.

Supremacy : Büyüklük. En üstünlük. Yücelik. Galebe. Ululuk. Egemenlik. Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik. Enüstünlük.

Excellence : Üstün başarı. Üstün olunan şey. İzzet. Seçkinlik. Mükemmellik. Faikıyet. Mükemmeliyet. Artam. Fazilet.

Being : Mahluk. Vücut. Tanrı. Varoluş. Yaradılış. Mevcudiyet. İnsan. Yaratık. Yaşam. Varlık.

Existence : Durmuş. Ömür. Varoluş. Varlık. Mevcudiyet. Yaşayış biçimi. Olma. Hayat. Var oluş. Varoluşçuluk.

Superiority : Faiklik. Amirlik. Yeğlik. Üstün olma. Meziyet. Büyüklük. Kendini beğenme.

Dominance : Dominans. Başatlık. Baskınlık. Allel gen çiftlerinden birinin diğeri üzerine etkisini tam veya kısmen göstermesi. hakimiyet, salahiyet, tahakküm, üstünlük, başatlık. Güç. Nüfuz. Etki altına alma. Egemenlik.

 

Transcendency : Süblimleşme. Süblimleştirme. Yücelik. Heybetli olma durumu.

Transcendence synonyms : beingness, distinction, altitude, eligibility, ascendency, ascendance, advantage, domination, distinctions, championships, ascendancy, ascendence, advantages, mastery.

Transcendence zıt anlamlı kelimeler, Transcendence kelime anlamı

Nonbeing : Var olmayan bir şey. Olmama. Var olmama. Hiçlik.

Nonexistence : Mevcut olmama. Yokluk. Var olmama. Yok. Adem. Varolmama. Ademi mevcudiyet.