Tribute tax türkçesi Tribute tax nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Osmanlı imparatorluğu'nun ilk dönemlerinde transit geçiş yapan gemilerden ve kervanlardan alınan vergi.
  • Baç vergisi.

Tribute tax ingilizcede ne demek, Tribute tax nerede nasıl kullanılır?

Tribute : Övgü. Osmanlı imparatorluğu’nda müslüman olmayan kişilerin elinde bırakılan araziden ve elde edilen üründen alınan vergi. krş. cizye bir yerden, bir kimseden zor kullanarak alınan para. Hediye. Vergi. Takdir. Hürmet. Haraç. Baç. Zorla alınan para veya haraç. Zafer kazanan ülkenin savaşı kaybeden ülkeden aldığı vergi.

Tax : İş görme vergisi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Suçlamak. Vergi. Yük. Vergi koymak. Vergi almak. Vergilendirmek. Yüklemek. Vergilemek.

Tribute land : Haraç arazisi. Osmanlı imparatorluğu’nda fethedilen yerlerde müslüman olmayan sahiplerine bırakılan arazi.

Tribute of admiration : Hayranlık ifadesi.

Tributer : Maden için mayfa olarak çalışan kişi.

Tributes : Devletin devlete barış için ödediği para. İşçinin payına düşen maden. Vergi. Haraç. Övgü. Hediye. Hürmet. Sitayiş. Baç. Zafer kazanan ülkenin savaşı kaybeden ülkeden aldığı vergi.

İngilizce Tribute tax Türkçe anlamı, Tribute tax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tribute tax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Tribute tax synonyms : a pass through certificate, a change in demand, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, a shift in demand, a shift in supply.