Trussing türkçesi Trussing nedir

  • Berkitme düzeni.
  • Kol ile desteklemek.
  • Germe düzeni.
  • Kiriş.
  • Bağlamak.
  • Kafes kiriş sistemi.
  • Çubuk.
  • Demet yapmak.
  • Destek koymak.
  • Sımsıkı bağlama.
  • Makas düzeni.
  • Destek kirişi.
  • Asmak.
  • İpe çekmek.

Trussing ingilizcede ne demek, Trussing nerede nasıl kullanılır?

Trussings : Destek kirişi. Kiriş. Çubuk. Kol ile desteklemek. Sımsıkı bağlama. Germe düzeni. Kafes kiriş sistemi. Berkitme düzeni. Makas düzeni.

Truss bridge : Makaslı köprü. Üçgen kirişli köprü. Kafes köprü. Kafes kirişli köprü. Çatkılı köprü. Köprü. Kirişli köprü.

Truss rod : Bazı telli çalgılarda sap eğriliğini kontrol altında tutarak tel gerilimine karşı yönde direnci sağlamak amacıyla sap içinden geçirilen ve uygun aylan anahtarı ile eğimi ayarlanabilen demir çubuk. Sap demiri. Sap çubuğu.

Truss rod cover : Telli çalgılarda sap demiri vidasının bulunduğu yuvayı kapatan kapak. Sap çubuk kapağı. Sap demiri kapağı.

Truss up : Bağlamak. Elini ayağını bağlamak. İple bağlamak.

Trusser : Çiçek salkımları veren bitki. Saman balyası bağlayan kimse. Fıçı veril saran kimse. Deste yapan kimse. Çiçek demeti bağlayan kimse.

Trussed : Asmak. Üçgenleme. İpe çekmek. Paketlenmiş. Destek koymak. Berkitilmiş. Kafesli. Bağlamak. Demet yapmak.

Roof truss : Çatı makası.

 

Trussed beam : Kafeskiriş. Makas kiriş. Makaslı kiriş.

Trusses : Demet yapmak. Asmak. Bağlamak. Destek koymak. İpe çekmek. Kafes kirişleri.

İngilizce Trussing Türkçe anlamı, Trussing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trussing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assign : Belirlemek. İş vermek. Ferağ etmek. Görev vermek. Devretmek. Atamak. Pay olarak vermek. Göreve seçmek.

Hang : Sarkıtmak. Batmak. Asarak idam etmek. Asılmak. Bağlanmak. Eğmek (başını). Sallandırmak. Asılı olmak. Eğmek. Kaplamak (duvar kağıdı).

Bracing : Destekleyiş. Kuvvetlendirici. Temiz ve sağlıklı. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar. Zinde yapan. Kirişleme. Destekleme. Dayanak. Bağlantı.

Chording : Kanat genişliği. Kord. Ton. Çalgı teli. Tel. Nüans. Duygu. His.

Chibouque : Uzun saplı türk sigara içme piposu (ayrıca chibouk). Ağızlık.

Droop : Çökmek. Kuvvetten düşmek. Zayıflamak. Üzülmek. Aşağı düşmek. Sarkıtmak. Solmak. Eğmek. Hali kalmamak.

Chock : Kama. Tıkamak. Odun parçası. Domuzdamı. Tıka. Kızağa çekmek. Takozla desteklemek. Takoz.

Propping : Dayaklama. Destekleme. Payanda. Dayamak. Yaslamak. Desteklemek.

Drape : Kıvırmak. Kumaşla süslemek. Sermek. Kumaşla örtmek. Kaplamak. Katlamak. Kalın perde. Sarkmak. Kumaş.

Destructive : Tahrip edici. Yıkıcı. Zararlı. Yok edici. Bozucu. Kıran. Yıkıntılı. Tahripkar. Destrüktif.

Trussing synonyms : running play, running game, devastating, shocks, underpinned, crossbeams, rib, chord, chopsticks, assigns, catguts, haltering, member, bowstring, prop up, draping, tie in bunches, prop, astricted, gibbeting, running, bowstrings, chocked, girders, batons, chorda, affiliating, drape over, hangs, trussed, ramrods, accessing, girder.

 

Trussing zıt anlamlı kelimeler, Trussing kelime anlamı

Constructive : Dolaylı. Yardımcı. Yapıcı. İnşaat. Olumlu. Hukuken varsayılan. Yararlı. Yapısal. Konstrüktif. Geliştirici.

Beseeching : Yalvarma. Yalvarış. Rica eden. Yalvaran.

Trussing ingilizce tanımı, definition of Trussing

Trussing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The timbers, etc., which form a truss, taken collectively.