Tumbat nedir, Tumbat ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Babası ölmüş, yetim.

Dip, gidip de dönülemeyecek denli uzaklık için : Cehennemin tumbatına gitsin.

Tumbat anlamı, tanımı

Tumb : Bahçelerde topraktan yapılan yüksekçe bölme

Tumba : Altüst etme, altüst olma. Çocuk dilinde, yatağa atlama.

Tumbatı : Dip, gidip de dönülemeyecek denli uzaklık için.

Tumbatın : Pancar.

Tumbatum : Pancar.

Cehennemi : Cehennemle ilgili. Üzücü, yakıcı, cehennem gibi.

Cehennem : Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Denli : "Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz. Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse).

Ölmüş : Ölen, ölü olan.

Yetim : Babası ölmüş olan (çocuk), babasız.

Dönü : Koşu yolunda, her bir dönüşe verilen ad. Genellikle 400 m. olur. Birinci gelecek güreşçiyi seçmek için, karşılaşmalarda, aynı kilodaki güreşçiler arasında, yenilenlerin elenmesini sağlamak üzere yapılan güreş dizisi. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. [Bakınız: spin]. Birçok keseklerden meydana gelen bir koşuğun her keseğine denir. Yarışlıkta yapılan yarışlarda, her bir dönüşe verilen ad. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tövbe.

 

Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.

Gidi : Azarlama sözü. Ahlaksız, pezevenk.

Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Diğer dillerde Tulumlu anlamı nedir?

İngilizce'de Tulumlu ne demek ? : ascidia