Tungsten halojen ışıtaç nedir, Tungsten halojen ışıtaç ne demek

Tungsten halojen ışıtaç; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

İçine halojen (iyodin ya da bromin) konularak geliştirilmiş tungsten ışıtaç.

Tungsten halojen ışıtaç kısaca anlamı, tanımı

Halo : Halojen varlığını belirten ön ek

Işıt : “Aydınlat, ışık saç, parlaklık ver” anlamında kullanılan bir isim”.

Işıtaç : Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. Tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır. Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt. Sinema ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (Genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır). [Bakınız: alıcı ışıtacı]. [Bakınız: almaç ışıtacı].

Halojen : Madenlerle birleştiğinde tuz verebilen flor, klor, brom ve iyot elementleri.

Tungsten : Volfram.

Tungsten ışıtaç : İçi boşaltılmış ya da gaz doldurulmuş bir ışıtaç içinde tungsten telinden oluşan ışıtaç.

İçine : İçin edatı.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Geliş : Gelme işi.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Brom : Atom numarası 35, atom ağırlığı 79,909, yoğunluğu 2,97 olan, deniz sularında az, bazı göllerde çok miktarda bulunan, kırmızı renkli, pis kokulu, zehirli, sıvı bir element (simgesi Br).

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

 

Diğer dillerde Tungsten halojen ışıtaç anlamı nedir?

İngilizce'de Tungsten halojen ışıtaç ne demek ? : tungsten halogen lamp, jacketed lamp