Turaç nedir, Turaç ne demek

Turaç; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Sülüngillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, soyu azalmış bir tür kuş (Tetrao francolinus)

"Turaç" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İyi bir avcı olur da turaç vurursan bana da turaç getir." - Y. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

Keklik cinsinden, eti yenen bir av kuşu.

Biyoloji'deki anlamı:

Tavuksular (Galliformes) takımının, sülüngiller (Phasianidae) familyasından, 34 cm kadar uzunlukta, Asya, Toroslar ve Kıbrıs'ta yaşayan nesli tükenmekte olan bir tür.

Zooloji alanındaki anlamı:

(anlamdaş. çil kuşu, Francolinus francolinus): Tavuksular (Galliformes) takımının sülüngiller (Phasianidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 34 cm. Soyu azalmıştır. Doğu Asya, Toroslar ve Kıbrısda yaşar.

Diğer sözlük anlamları:

Sülüne benzer bir kuş.

Turaç isminin anlamı, Turaç ne demek:

Erkek ismi olarak; Keklik cinsinden eti yenir bir av kuşu. Kız ismi olarak; Keklik cinsinden, eti yenen bir av kuşu.

Almanca'da Turaç ne demek?:

frankolinhuhn

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Erzurum ilinde, Çiftlik nahiyesine bağlı bir bölge.

Turaç hakkında bilgiler

Turaç, dürrâc veya çil kuşu (Francolinus francolinus), sülüngiller (Phasianidae) familyasından bir kuş türü.

 

Afrika dışında bir sahaya sahip olan az sayıda Francolinus türünden biridir. 8-18 beyaz-lekeli soluk kahverengi yeşilimsi yumurtayı koyduğu yalın bir yer kazımasında yuva yapar. Bitki ve böceklerden oluşan geniş bir yiyeceği vardır. Çil keklik-boyutlarındaki erkek, çoğunlukla siyahtır, arkada ve böğürlerde beyaz lekeler vardır. Bacaklar kırmızıdır. Kestane rengi bir boyun yakası, beyaz yanak yamaları ve kahverengi kanatları vardır. Dişi, çoğunlukla kahverengidir ama boyun arkası kestane rengidir.

Erkek ve dişisinde farklılıklar görülmektedir. Erkek Turaç genel olarak yer yer beyaz ama ağırlıklı olarak siyah renkte yanaklara, parlak kestane renkli bir gerdana, ve beyaz noktalı bir böğüre sahiptir. Sırtı ve kanatları altın kahverengi benekli olan, uca yakın kısmı sarımsı kahverengi parlaklıkta bantlı ve uç kısmı solgun bir renge, ince beyaz çizgileri bulunan siyah bir kuyruğa sahiptir. Dişi Turaç; üst tüyleri, kanatları ve kuyruğunun görünüşü itibariyle erkek Turaç'a' benzemesine rağmen, erkeğin sırtının alt kısmındaki siyah renkler, dişide yerini kahverengi benekler ve kahverengi çizgilere bırakır ve ayrıca dişilerin kuyruklarının daha geniş olduğu görülür. Boyu 35 cm.'dir. Ötüşü uzaklardan duyulur. Flüte benzer sesle öter. Çok sıkıştığı zaman dikine havalanır ve kanat gererek kısa kanat vuruşları ile süzülür. Turaç da diğerleri gibi uçmaktan çok yürümeyi yeğler.

Bu kuşların yetiştiği doğal ortam Kıbrıs'ın güney batısı ve Karpaz yarımadasıyla sınırlı görünsede, Hindistan yarımadası, Çin, Kuzey Afrika, hatta Pasifik'te Hawaii adalarında da görülür. Farklı coğrafyalarda, renk kombinasyonunda farklılıklar görülür. Örneğin Hawaii'de siyah iken, Hindistan'da gri ağırlıklıdır.

 

Turaç anlamı, kısaca tanımı:

Sülüngiller : Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, tavuksular ve tavuklar alt takımına giren geniş bir familyası, tavukgiller.

Tura : Tuğra. Halat gibi örülmüş iplik çilesi. Metal paranın resimli yüzü. Ucu düğümlenmiş bir mendil aracılığıyla yanan veya yanılanların ebe tarafından cezalandırıldığı bir tür çocuk oyunu. Bazı oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil.

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Familya : Karı, eş. Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Beyaz : Beyaz zehir. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü.

Lekeli : Kötü tanınmış, lekelenmiş. Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan.

Soluk : Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Ciğerlere hava alıp verme. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Tarz.

Turaççılkuşu : (zooloji)

Diğer dillerde Turaç anlamı nedir?

İngilizce'de Turaç ne demek? : francolin.