Turkish hound türkçesi Turkish hound nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Türkiye'nin daha çok bıldırcın, keklik, tavşan ve tilki avının yapıldığı, orta ve güney anadolu'nun sulak yörelerinde bulunan, oldukça keskin bir göze ve koklama duyusuna sahip, vücut örtüsünün rengi oldukça farklı ve vücut ölçüsü çok ince, soğuğa karşı direnci düşük, baş yapısı ince, uzun narin, ayakları uzun, tüyleri kısa, kuyruğu ince ve tüysüz, boyun uzun, göğüs derin ve karnı çekik, sakin mizaçlı, avda son derece başarılı bir iz sürücü ve avın yerini işaret eden, soğuk mevsimlerde üşümesin diye sırtına çul veya örtü sarılan köpek ırkı.
  • Türk tazısı.

Turkish hound ingilizcede ne demek, Turkish hound nerede nasıl kullanılır?

Turkish : Türkiyeli. Öğrencilere türk dilini doğru ve etkili bir biçimde kullanma alışkanlığını kazandırmak ereğiyle ilkokuldan başlayarak bütün ortaöğretim kurumlarıyla kimi üniversite ve yüksek okullarda okutulan ders. Türkçe. Türk. Türk uyruklu.

Hound : Tazı ile ava gitmek. Kışkırtmak. Tazı. Av köpeği. İzlemek. Tahrik etmek. İz sürmek. Hastası. Peşini bırakmamak. Takip etmek.

Turkish airlines : Türk hava yolları.

Turkish angora cat : Ankara kedisi. Türk ankara kedisi.

Turkish angora goat : Ankara keçisi. Türk ankara keçisi.

 

Turkish aviation league : Türk hava kurumu.

İngilizce Turkish hound Türkçe anlamı, Turkish hound eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turkish hound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Turkish hound synonyms : a c deformity, a dna, a band, abdomen, a crochordon, abdominal pain.