Tutelage türkçesi Tutelage nedir

Tutelage ingilizcede ne demek, Tutelage nerede nasıl kullanılır?

Administrative tutelage : Yerel yönetim birimlerinin, yasal yetkilerini aşmamaları, görevlerini gereği gibi yerine getirmeleri, yurttaşlara sunulan işgörülerin ölçünleri arasında derin ayrılıkların ortaya çıkmaması amaçlarıyla, özeksel yönetime, yerel birimlerin eylem ve işlemleri, vargıları, geçingeleri ve görevlileri üzerinde tanınmış bulunan, onaylama, bozma, değiştirme yetkileri. Yönetsel korumanlık. İdari vesayet.

Tutelages : Himaye. (özenli) öğretim. Vasilik. Eğitim. Vesayet. Vesayet yetkisi. Vesayet altında olma. Koruma.

Tutelar : Koruyucu. Vasi. Hami. Vesayet.

Tutelary : Vasi. Himaye eden. Koruyucu. Vasi olan. Hami. Vesayet.

Astutely : Akıllıca. Keskince. Kurnaz bir şekilde. Becerikli bir şekilde. Dirayetli bir biçimde. Dirayetle. Ferasetli olarak.

Astute : Basiretli. Açıkgöz. Keskin zekalı. Zeki. Cin fikirli. Cin gibi. Ferasetli. Akıllı. Dirayetli. Cin.

Destitutely : Yoksulluk içinde. Yokluk içinde. Sefillik içinde. Sefalet içinde.

Be left destitute : Dımdızlak kalmak.

American national standards institute : Amerikan ulusal standartları'nın gelişimi ve koordinasyonu için prosedürlere karar veren amerikan mühendislik kuruluşu. Ansı. Amerikan ulusal standartlar enstitüsü. Amerika milli standartlar enstitüsü.

 

American institute of certified public accountants : Amerikan yeminli mali müşavirler enstitüsü. Amerikan yeminli serbest mali müşavirler enstitüsü. Birleşik devletler'deki muhasebecilerin büyük meslek örgütü.

İngilizce Tutelage Türkçe anlamı, Tutelage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tutelage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curatorship : Müdürlük. Velayet. Velilik. Kayyımlık.

Due care : Gereken özen. Gerekli ihtimam. Gerekli dikkat. Gerekli özen. Gerekli olan itina.

Bodyguard : Fedai. Muhafız. Bar fedaisi. Koruma görevlisi. Koruyucu. Yakın koruma.

Chokidar : Polis veya örf ve adetler hukuku görevlisi (hindistan).

Care : Merak etmek. Hoşlanmak. Umurumda olmak. Üzüntü. Sevmek. Kafaya takmak. Kaygı. Aldırmak. Önem vermek. İstemek.

Teaching : Öğretme. Öğretim. Telkin. İlke. Tedris. Öğreti. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Öğretmenlik. Talim.

Educations : Öğrenim. Eğitimbilim. Öğretim. Terbiye.

Armouring : Zırhlama. Tahkimat.

Pedagogy : Eğitimbilim. Pedagoji. Eğitbilim. Eğitim bilimi. Eğitimin amaçlarını, ilkelerini, yöntem ve düzgülerini inceleyen ve eğitim çalışmalarını kurallara bağlayan bilim. öğretmenlik sanatı, uygulaması ya da mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı.

 

Guardianships : Vekillik. Velilik. Muhafızlık. Velayet. Koruyuculuk.

Tutelage synonyms : great care, foster care, slight care, ordinary care, tutelary, reasonable care, conservatorship, protection, tutelar, tuition, defense, curatorships, asylums, custody, training, tutelages, instruction, custodianship, body guard, keep, executorship, ward, egis, education, bodyguards, keeping, educ, conservancy, schoolmastering, auspices, providence, armoring, trusteeship.

Tutelage ingilizce tanımı, definition of Tutelage

Tutelage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the king`s right of seigniory and tutelage. Protection. The act of guarding or protecting. Guardianship.