Typecasting türkçesi Typecasting nedir

  • Hep aynı tür rolleri vermek.
  • Rol yapışması.
  • Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı yoldan yansıtabilecek kişiyle canlandırma.
  • Tipleme.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Typecasting ingilizcede ne demek, Typecasting nerede nasıl kullanılır?

Typecast : Hep aynı tür rolleri vermek. Hep aynı tür rol vermek. Hep aynı türde rol vermek. Sürekli aynı rolü vermek.

Typecasts : Sürekli aynı rolü vermek. Hep aynı türde rol vermek. Hep aynı tür rolleri vermek.

İngilizce Typecasting Türkçe anlamı, Typecasting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Typecasting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cable television : Kablolu televizyon. Kablolu sınalgı. Kablolu tv.

Hdtv : Daha iyi görüntü kalitesi sağlayan yeni televizyon teknolojisi. Yüksek tanımlı televizyon.

Cable : Elektrik kablosu. Telgraf. Yüksek akımlı elektrik kordonu. Kalın çelik halat. Tel çekmek. Telgraf hattı. Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon. Telgraf çekmek. Kaplıtel. Palamar.

Audio : İşitme. Sessel. Odiyo. İşitme ile ilgili. İşitsel. Ses. Ses işitme.

Tv : Televizyon. Travesti. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu.

 

Sound : Yasal. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Sağlam. Ses. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Sondalamak. Ses vermek. Bilgisayar, fizik, gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Muayene etmek. Etki bırakmak.

Typings : Yazma işlemi. Yazılan. Daktilo etme. Tipaj. Yazılıyor. Daktiloyla yazma. Yazım. Yazma.

Video : Görüntü. Sın. Video. Televizyon. Video kaset. Video filmi. Video terminal. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Ekran.

 

Broadcasting : Radyo veya televizyon. Yayım. Neşir. Yayın. Yayın (radyo ve televizyon terimi). Radyo veya televizyon yayını ile ilgili. Yayıncılık. Radyo-televizyon yayıncılığı. Televizyonculuk. Ünalgı veya sınalgı ile yayın yapma.

High definition television : Yüksek tanımlı televizyon. Yüksek çözünürlüklü televizyon. Görüntüsü net televizyon. Daha iyi görüntü kalitesi sağlayan yeni televizyon teknolojisi. Hdtv.

Typecasting synonyms : television, picture, typing.