Tv türkçesi Tv nedir

  • Travesti.
  • Televizyon.
  • Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Tv ile ilgili cümleler

English: "Death Note" is one of my top ten favourite TV series.
Turkish: "Ölüm Defteri" benim en çok sevdiğim on televizyon dizisinden biridir.

 

English: According to TV news, there was a plane crash in India.
Turkish: TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.

English: "When do you watch TV?" "I watch TV after dinner."
Turkish: "Ne zaman TV izlersin?" "Akşam yemeğinden sonra TV izlerim."

English: "Did you watch TV last week?" "No, I didn't."
Turkish: "Geçen hafta televizyon izledin mi?" "Hayır izlemedim."

English: A drunk TV presenter vomited during a live broadcast.
Turkish: Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.

Tv ingilizcede ne demek, Tv nerede nasıl kullanılır?

Tv announcer : Televizyon spikeri.

Tv antenna : Televizyon anteni.

Tv audience : Televizyon izleyicileri.

Tv broadcast : Radyo dalgaları üzerinden televizyon programları transmisyonu. Televizyon transmisyonu. Tv yayını.

Tv dinner : Tv karşısı hazır yemek.

Tv set : Televizyon. Televizyon takımı.

Tv reporter : Televizyon muhabiri. Televizyonda haber yayınları için haber hikayeleri hazırlayan muhabir. Tv muhabiri.

Tv station : Televizyon istasyonu.

Tv star : Televizyon yayınlarının ünlü şöhretleri (televizyon yıldızı). Tv yıldızı. Televizyon yıldızı.

Tv program : Televizyon programı. Bir televizyonda gösterilen yayın. Tv programı.

İngilizce Tv Türkçe anlamı, Tv eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tv ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boob tube : Sınalgı. Aptal kutusu. Askısız dar bluz. Tv.

Transvestite : Karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse. Karşı cinse özenen kimse. Karşıt cinsin elbiselerini giyen. Kadınımsı giyinmekten hoşlanan erkek.

 

Small screen : Sinemanın büyük görüntülüğü karşısında televizyonun küçük görüntülüğünü anlatan ve mecazi anlamda televizyonu belirten terim. Küçük görüntülük.

Picture : Görülmeye değer şey ya da kişi. Tanımlamak. Kafasında canlandırmak. Görüntü. Yansıtmak. Tasavvur etmek. Çizmek. Hayal etmek. Resmini yapmak.

Tranny : (ingiliz argosu) transistörlü radyo. Karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse (ayrıca trannie). Eşcinsel. Transseksüel.

Cable : Elektrik kablosu. Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon. İleteç. Kablo döşemek. Kablo. Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel. Yüksek akımlı elektrik kordonu. Kablolu yayın. Palamar. Kaplıtel.

The tube : Tulum. Boru içine yerleştirmek. Boru. (argo) tüp. Tv tüp. Metro. Tüp. İnce etli boru. Tünel. Tv.

Broadcasting : Yayın. Yayın (radyo ve televizyon terimi). Yayımlama. Yayınlama. Radyo veya televizyon yayını ile ilgili. Neşir. Yayıncılık. Televizyonculuk. Yayım. Ünalgı veya sınalgı ile yayın yapma.

High definition television : Yüksek tanımlı televizyon. Daha iyi görüntü kalitesi sağlayan yeni televizyon teknolojisi. Yüksek çözünürlüklü televizyon. Görüntüsü net televizyon. Hdtv.

Tele : Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. Sınalgı. Tele. Uzak.

Tv synonyms : receiving system, idiot box, goggle box, picture tube, television system, telly, cable television, television set, television tube, video, boxes, picture transmission, tellies, television, kinescope, audio, tubes, television receiver, tv set, hdtv, sound, televisions, broadcast television, telecasting, drag queen, receiver.