Untwists türkçesi Untwists nedir

Untwists ingilizcede ne demek, Untwists nerede nasıl kullanılır?

Untwist : Açılmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Bükümünü açmak. İplerini çözmek. Açmak. İplerini ayırmak. Halletmek. Çözmek.

Untwisted : İplerini çözmek. Açılmak. İplerini ayırmak. Açmak. Çözmek. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Halletmek.

Untwisting : Büküm açılması. Halletmek. Açmak. Açılmak. Çözmek.

İngilizce Untwists Türkçe anlamı, Untwists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Untwists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clinch : Kucaklaşmak. Yapışmak. Sıkı tutmak. Sarılma. Sıkı tutma. Sarılmak. Çözümlemek. Yapışma. Kökünden halletmek. Kucaklaşma.

Decode : Deşifre etmek. Veriye önceden uygulanmış bir düğümün etkisini kaldırmak üzere, veriyi ters yönde çevirmek. Kodçözmek. Kod çözmek. Düğümçözmek. Kod açmak. Şifresini çözmek. Şifreli yazıyı okumak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Şifre çözmek.

Compounded : Karışmış. Taksitle ödemek. Anlaşmak. Takipten vazgeçmek. Artırmak. Birleştirmek. Uzlaşmak. Örtbas etmek.

Acuminate : Ucu sivri. Sivri uçlu. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Akuminat. Sivrileştirmek. Sivrileşen.

 

Cadillace : (argo) sakin olmak.

Bring up the subject : Konuyu açmak.

Acumination : Bilemek. Bir yaprak ucunun şekli (botanik terimi). Keskin uçta sona eren. Genişlik veya kalınlık açısından giderek incelen uç.

Broaching : Broşlama. Tığ çekme. Boşaltma. Şişleme. İleri sürmek. Rayba salma. Delmek. Rayba sarma.

Bared : Soymak. Yalın. Çıkarmak.

Untwists synonyms : bring up in conversation, burst forth, clearing up, cast loose, be in the clear, blossomed, straighten out, air, break open, deciphered, adjusts, deciphering, cipher out, decipher, broaches, decodes, become relaxed, arranges, completes, straight, bares, assoil, cave in, adjust, untwist, adjudicates, unlay, arrange, clear up, cut loose, be opened, aired, deal with.

Untwists zıt anlamlı kelimeler, Untwists kelime anlamı

Twist : Çevirmek. Eğilim. Kıvırtmak. Ters anlam vermek. Mekik. Burkmak. Ağ ipliklerinin burkulması durumu. Şeklini değiştirmek. Bükülmek. Kıvırmak.

Crooked : Bükülü. Çökmüş. Eğri. Çarpık. Namussuz. Sahtekar. Eğri büğrü. Hilekar. Dolandırıcı. Yamuk yumuk.