Unveils türkçesi Unveils nedir

  • Açılışı yapılmak.
  • Ortaya çıkarmak.
  • Peçesini kaldırmak.
  • Örtüsünü açmak.
  • Açığa vurmak.
  • Açmak.
  • Örtüsünü kaldırmak.
  • Açmak (örtü vb).
  • Göstermek (ilk kez olarak).
  • Açıklamak.
  • Su yüzüne çıkarmak.
  • Açılışını yapmak.
  • Açığa çıkarmak.

Unveils ingilizcede ne demek, Unveils nerede nasıl kullanılır?

Unveil a memorial : Bir anıtı halka göstermek. Anıt açmak. Anıt göstermek.

Unveil a plan : Plan açıklamak. Planı ortaya çıkarmak. Planı ilan etmek. Gelecekte yapılacak bir faaliyetle ilgili bir fikri açıklamak. Planı ifşa etmek. Planı ortaya dökmek.

Unveil a secret : Sırrı açıklamak. Sırrı açığa çıkarmak. Sır açıklamak.

Unveil a statue : Heykel açmak. Bir heykeli halka göstermek. Heykel göstermek. Yeni yapılmış olan bir heykelin örtüsünü kaldırmak.

Unveil : Açıklamak. Açılışı yapılmak. Örtüsünü kaldırmak. Ortaya çıkarmak. Peçesini kaldırmak. Açılışını yapmak. Su yüzüne çıkarmak. Açığa vurmak. Örtüsünü açmak. Açığa çıkarmak.

Unverifiable costs : Bazı yönetim düzeylerinde dolayısız olarak izlenemiyen durağan nitelikli giderler. Doğrulanamayan maliyet. Denetlenemeyen giderler.

Unveiled : Belirginleşmiş. Açığa vurmak. Açılışı yapılmak. Örtüsünü açmak. Açığa çıkmış. Gözler önüne serilmiş. Ortaya çıkarmak. Açılışını yapmak. Peçesini kaldırmak. Açıklamak.

 

Unverifiable : Onaylanabilir olmayan. Doğrulanamayan. Doğrulanamaz. Onaylanamayan. Doğrulanabilir olmayan. Onaylanamaz.

Unversed : Acemi. Tecrübesiz.

Unverifiably : Onaylanabilir olmayan bir şekilde. Onaylanamayan bir şekilde. Doğrulanabilir olmayan bir şekilde. Onaylanamaz bir şekilde. Doğrulanamayan bir şekilde. Doğrulanamaz bir şekilde.

İngilizce Unveils Türkçe anlamı, Unveils eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unveils ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broached : Delmek. İleri sürmek.

Deduces : Sonuç çıkarmak. Anlamak. Sonuca varmak. Çıkarım yapmak. Gelişimini izlemek. İstidlal etmek. Görüşüne varmak. Çıkarsamak. Sonucuna varmak.

Bares : Çıkarmak. Açılmak. Gözle görülür hale getirmek. Soymak. Çıplak. Açık.

Stripped : Soyulmuş. Soymak. Sade. Üstünü çıkarmak. Kazımak. Tahliye etmek. Yalın. Sütünü iyice sağmak.

Break : İflas etmek. Değişiklik. Kopmak. Mahvetmek. Çatlatmak. Bozulmak. Ağarmak. Kesme. Şans.

Uncloaks : Meydana çıkarmak. Maskesini düşürmek. Foyasını meydana çıkarmak. Ortaya dökmek.

Conceive : Düşünmek. Yaratmak. Akıl erdirmek. Göz önünde bulundurmak. Kavramak. Karşılaşılan sorunları, yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak. düşünmek. 3.-anlamak. Hamile kalmak. Anlamak.

Deducing : Gelişimini izlemek. Anlamak. Sonuca varmak. Çıkarım yapmak. Çıkarsamak. İstidlal etmek. Çıkarsama yapmak. Sonucuna varmak. Görüşüne varmak.

Blabbing : Boşboğazlılık. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Çenesi düşük. İspiyonlamak. Geveze. Gevezelik etmek. Sır vermek. Boşboğaz.

 

Unveils synonyms : bring into relief, expose, broaching, bare, clarifying, detect, detected, brought out, account for, undraping, divulged, bring to pass, reveal, uncovers, divulge, uncloaking, bring up the subject, undrape, remove, withdraw, bring up in conversation, broaches, christens, clarified, broach, undraped, uncovering, blabs, deduce, debunking, call forth, asserts, account.

Unveils zıt anlamlı kelimeler, Unveils kelime anlamı

Veil : Peçe. Örterek saklamak. Perdelemek. Tül. Peçe ile örtmek. Gizlemek. Peçelenme. Gökyüzü resimlerinde plakların hafifçe kararması. Maskelemek.

Cover : Maskelemek. Karşılık. Kılıf. Yetmek. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Kapatmak. Korumak. İçermek. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Sakınmalık.

Hide : Saklanmak. Cilt. Saklamak. Yaşırmak. Derisini yüzmek. Deri. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Gizlenmek. Saklı tutmak. Gizlemek.