Upthrow türkçesi Upthrow nedir

  • Toprak yükselmesi.
  • Yukarıya fırlatma.
  • Yer yükselmesi.
  • Yer kabarması.
  • Yukarı atmak.

Upthrow ingilizcede ne demek, Upthrow nerede nasıl kullanılır?

Upthrust : Kabarma. Yükselme. Yeryüzü kabuğunun kabarması.

Uptake : Uptake 2. Kazan borusu. Kavrayışlı. Çekiş borusu. Çekiş bacası. Hava bacası. Anlama. Uyanık. Kavrama.

Uptake 1 : Adrenerjik sinir ucu tarafından kavşak aralığına salıverilen noradrenalinin geri alınması, uptake 1, nöronal uptake. Geri emilim 1.

Uptake 2 : Ekstra nöronal uptake. Geri emilim 2. Kavşak aralığına salıverilen noradrenalinin diğer hücreler tarafından geri alınımı, uptake 2, ekstra nöronal uptake.

Uptake shaft : Hava çıkış kuyusu.

Uptowns : Kent merkezinin dışında. Şehrin yukarısına. Şehir dışına. Kent merkezinin dışı. Şehrin yukarı tarafı. Şehrin yukarısındaki. Şehrin yerleşim ağırlıklı kesimi. Kent merkezinin dışındaki. Şehir merkezinin dışında. Şehrin yukarı kısmı.

Uptime : Bilgisayarın bozuk olmadığı süre. Hizmet zamanı. Bir işçinin üretim yaptığı zaman dilimi. Bir makinenin çalıştığı zaman dilimi (bilgisayar, makine). Makine çalışma zamanı. Çalışma zamanı.

Uptown : Şehir merkezinin dışında. Kent merkezinin dışındaki. Kent merkezinin dışında. Şehrin yukarı kısmı. Şehir dışında. Şehrin yukarısına. Şehir merkezinin dışı. Şehir dışına. Şehrin yukarısındaki. Şehrin yukarı tarafı.

 

Uptodate : Çağcıl.

Upturn : İyiye gitme. Yükselme. İyiye doğru gitme. Yukarıya dönme. Düzelme. Tersi dönme. Yukarı çevirme. Ters çevirmek. Yukarı çevirmek. Çevirmek.

İngilizce Upthrow Türkçe anlamı, Upthrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upthrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast up : Yukarıya kaldırmak. Yığmak. Sahilde yıkamak. Kıyıda yıkamak. Yukarı fırlatmak. Karaya vurmak. Kusmak. Hesap etmek. Toplama yapmak.

Upthrust : Kabarma. Yükselme. Yeryüzü kabuğunun kabarması.

Rise : Görünmek. Çıkmak. Ayyuka çıkmak. Doğmak (güneş). Yükselmek. Yükseltmek. Artmak. Yükseliş. Artış. Kalkmak.

Upheaval : Çalkantı. Ayaklanma. Büyük ve ani değişiklik. Altüst oluş. Devrim. Yükselme. Kargaşa. Büyük değişiklik. Karışıklık. Kabarma.

Ascension : Göğe yükselme. Miraç. Hz.isa'nin göğe yukselişinin 40. günü. Gökcisminin yükselişi. Ağış. Yükselme. Ufuktan yükseklik derecesi (astronomi terimi). Uruç.

Rising : İsyan. Ayaklanma. Yükselme. İhtilal. Çıkış. Yükselen. Ucu sararmış sivilce. Baş kaldırma. Şişlik. İlerleme.

Uplift : Yükselme. Yukarı kaldırmak. Canlandırmak. Yerkabuğunun bir bölümünün, deniz yüzüne göre, daha yüksek bir düzeye çıkması ya da bir kabartı yapması. Katmanların içgüçlerin etkisiyle asal durumlarını yitirerek kubbe, çıkık, kıvrım vb. biçimler alması. Yukarı dikmek (göz). Alttan kaldırmak. Kalkındırmak. Gaza getirmek. Daha iyi bir duruma getirmek.

 

Ascent : Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Yükselme. Harfin üst çıkıntısı. Rampa. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Yükseliş. Bayır. Çıkış. Yukarı doğru göç.

Throw up : Ayrılmak. İstifra etmek. Durdurmak. Havaya kaldırmak. Elinden atmak. Aceleyle inşa etmek. Yetiştirmek. Kaldırıvermek (penceye vb). Bırakmak.

Upthrow zıt anlamlı kelimeler, Upthrow kelime anlamı

Fall : Rastlamak. Azalmak. Yatağa düşmek. Tam yerine denk gelmek. Dalmak. Çökmek. Yaralanmak. Güz. Karanlık bastırmak. Düşme.

Upthrow ingilizce tanımı, definition of Upthrow

Upthrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To throw up. [Bakınız: Throw].