Usages türkçesi Usages nedir

Usages ile ilgili cümleler

English: Jale threw some sausages into the frying pan.
Turkish: Jale kızartma tavasına bazı sosisler attı.

English: Dachshund sausages first became popular in New York, especially at baseball games.
Turkish: Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında.

English: The sausages must be burnt now!
Turkish: Sosisler şimdi yanmış olmalı!

Usages ingilizcede ne demek, Usages nerede nasıl kullanılır?

Sausages : Alman. Sosis. Sucuk.

Usage mode : Kullanım kipi.

Usage of trade : Yasalarda ve sözleşmelerde yargıya bağlanmamış ve açıkça belirtilmemiş durumlarda, geçerli tecim geleneklerine dayanan ödentiler. Ticari örf. Ticari gelenek. Tecim ödentileri.

Dma channel usage summary : Dma kanalı kullanımı özeti.

Dma usage summary : Dma kullanım özeti.

Metabolic energy usage efficiency : Metabolik enerjinin kullanım etkinliği. K harfiyle gösterilen ve metabolik enerjinin net enerjiye dönüşüm oranının ifadesi, k değeri.

Memory usage : Bellek kullanımı.

Rough usage : Hoyratça kullanma. Kötü kullanım.

Upper memory usage summary : Üst bellek kullanım özeti.

Device usage : Aygıt kullanımı.

İngilizce Usages Türkçe anlamı, Usages eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Usages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commercial transaction : Ticari işlem. Ticari muamele. İş anlaşması.

Accesses : Yanaşmak. Erişme. Yaklaşım. Giriş. Erişmek. Erişim. Methal. Hastalık nöbeti. Nüfuz.

Tenancy : Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki. Memurluk. Kiracılık süresi. Kira ile tutulmuş mülk. Memurluk süresi. Kira süresi. Kullanım hakkı. Kiracılık. Tutmanlık.

Employment : Uğraş. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. Görevlendirme. İstihdam. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hizmet. İşlendirme. Memuriyet. İş alma. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği.

Germanism : Alman hayranlığı. Alman sanatı. Germencilik. Alman dili. Germenizm.

Lawings : Kaide. Fen bilimlerinde kanun. Dava. Hukuk. Adalet. Nizam. İlke. Yasa. Kanun.

Disposals : Devir. Yok etme. Ortadan kaldırma. Düzen. Satış. Emir.

Lawing : Hukuk. Nizam. Kanun. Fen bilimlerinde kanun. İlke. Yasa. Adalet. Kaide. Dava.

Anglicism : İngilizce deyim. İngilizlere özgü özellik. İngiliz özelliği.

Ascendants : Etkin. Ekliptiğin yükselen noktası. Ufukta görünmeye başlayan. Nüfuzlu. Hakim. Yükselen. Egemen. Üstün.

Usages synonyms : hijab, practical application, procedure, proceeding, gently, americanism, proceedings, utilizations, access, use, impositions, law, fashion, britishism, application, courses, transaction, usance, bleedings, dealing, applying, catamenia, formalities, exploitation, utilization, dealings, treatments, exercise, exercising, groove, misuse, imposition, fashions.

 

Usages zıt anlamlı kelimeler, Usages kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Tesirsizlik. Avarelik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Tembellik. Durgunluk.

Achromatic : Renksiz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Akromatik. Perdesi değişmeyen. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı.