Uzunköprü nedir, Uzunköprü ne demek

Uzunköprü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Edirne iline bağlı ilçelerden biri

Uzunköprü hakkında bilgiler

Uzunköprü, Edirne'nin, Ergene Nehri kıyısında kurulu ilçesidir. 1444'te Osmanlılar tarafından kurulan, daha önce var olmayan bir şehirdir. Şehrin kurulmasıyla civar köylerden ve Malkara'dan şehre insanlar getirilmiştir.

Uzunköprü kenti Sultan II. Murat tarafından Ergene Şehri adı ile kuruldu. Uzunköprü ile ilgili, ilk yazılı metin, Sultan II. Murad'ın vakfiyesi "Vakfı Sultan Murat Der Ergene" başlığını taşır. Hoca Sadettin Tacü't Tevarih (C.II. S.164) adlı yapıtında "Orasını konaklanacak düzenli bir yer haline getirdi. 174 yüksek kemer üzerine uzatılmış eşsiz bir köprü yaptırdı ki, cihana örnek oldu. Köprünün bir başında Ergene adı ile anılan bir kasaba kondurup." diyerek bu kasabanın adını Ergene olduğunu belirtir. Kanuni Sultan Süleyman dönemine kadar bu adla anıldı.

Kanuni'nin Sadrazamı Mustafa Paşa 1529'da Mimar Sinan'a Bulgaristan'da Meriç üzerinde yirmi kemerli Cisr-i Mustafa Paşa Köprüsünü yaptırdı. Bu köprünün başındaki kasabaya da Cisr-i Mustafa Paşa kazası (Svilengrad) dendi.

Edirne Sancağına bağlı, köprülü olan bu iki kasabada, karışıklıkları önlemek amacı ile Ergene kentinin adı Cisr-i Ergene'ye çevrildi. Ancak halk bu değişikliği hiçbir zaman kabul etmeyerek, Uzunköprü adını benimsedi.

 

Uzunköprü tanımı, anlamı:

Edirne : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Ergen : Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ. Henüz evlenmemiş, bekâr.

Kıyı : Kenar, periferi. Issız, tenha yer. Kara ile suyun birleştiği yer. Sahil.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

Taraf : Yöre, yer. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yön, yan, doğrultu. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Bağlı : Sınırlanmış, sınırlı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.