Vai türkçesi Vai nedir

  • Bir anlaşmazlığa düşen tarafların rızası ile çatışma çözüm hizmetleri sunan enstitü.
  • Gönüllü arabuluculuk enstitüsü.
  • Liberya'da yaşayan etnik bir grup.

Vai ile ilgili cümleler

English: Ali tried in vain to convince Mary to go to art school.
Turkish: Ali Mary'yi sanat okuluna gitmesi için boş yere ikna etmeye çalıştı.

English: All my efforts were in vain.
Turkish: Bütün çabalarım boşunaydı.

English: All my haste was in vain.
Turkish: Bütün acelemiz boşunaydı.

English: All our attempts were in vain.
Turkish: Tüm çabalarımız boşunaydı.

English: Ali didn't die in vain.
Turkish: Ali boşuna ölmedi.

Vai ingilizcede ne demek, Vai nerede nasıl kullanılır?

Vail : Bahşiş. İowa eyaletinde şehir. Saygıyla eğilmek. Şapka çıkarmak. Kolorado eyaletinde şehir.

Vailer : Vai. Liberya'da yaşayan etnik bir grup.

Vailing : Saygıyla eğilmek. Şapka çıkarmak.

Vaimure : Geçici duvar. Dış duvar. Yalancı duvar.

Vain : Abes. Boş. Gururlu. Neticesiz. Sonuçsuz. Kuru. Yararsız. Faydasız. Verimsiz. Kibirli.

Vainglorious : Övüngen. Övünen. Mağrur. Gururlu. Kendini beğenen. Aşırı gururlu.

Vain idea : Boş düşünce. İşe yaramayan fikir. Boş fikir.

Vainer : Beyhude. Kibirli. Gururlu. Anlamsız. Faydasız. Abes. Kendini beğenmiş. Nafile. Boş.

 

Vain endeavors : Hiçbir sonuç vermeyen girişimler. Boşuna gayretler. Faydasız gayretler. Boşuna çırpınmalar. Yararsız emekler.

Vaingloriously : Övünerek.

İngilizce Vai Türkçe anlamı, Vai eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vai ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bootless : Beyhude. Faydasız. Yararsız. Gereksiz. Neticesiz. Boş.

Fruitless : Neticesiz. Meyve vermeyen. Akim. Başarısız. Meyvesiz. Karsız. Sonuçsuz. Nafile. Faydasız. Verimsiz.

Unproductive : Bereketsiz. Kısır. Üretken olmayan. Atıl. İşlek olmayan. Verimsiz. Randımansız. Kar etmeyen.

Variant : Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Varyant. Değişik. Başka şekil. Değişik etkenler altında kalan bir halkbilim ürün ya da olayından, çok küçük ayrımlar göstererek türeyen yeni ürün ya da olayların her biri. bk. çekim. Başka biçim. Variasyona ugramış mikroorganizmalara verilen ad. Yerlem çatkılarının birinden ötekine dönüştürüldüğünde bir niceliğin kendine özdeş kalmama niteliği, örneğin göreli uzunluk, zaman, kütle vb. Değişimli. Değişke.

Species : Bitkilerden elde edilen parçaların kendileriyle veya diğer bazı maddelerle yaptıkları karışımlara verilen ad. Ortak özellikleri olan grup. Canlı türü. Spesiyes. Hayal. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. örnek: homo sapiens (insan). bu isimler daima italik yazıyla yazılır. birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. biyolojik tür, spesyes. Türlü. Tür. Çeşit. Şekil.

 

Sleeveless : Kolsuz. Kolsuz (elbise).

Taxonomic group : Taksonomik grup. Cins grubu. Cins kategorisi.

Strain : Burkmak. Zorlama. Yormak. Eğilmek. Kasılmak. İncitmek. Süzmek. Çarpıtmak. Gerinim. Uygulanan, bir gerilim sonucu bozunuma uğramakta olan bir özdekte uzunluk, alan ya da oylumun gerilim uygulamasından önceki değerinin uygulama süresindeki değerine oranı.

Taxon : Takson. Sınıf. Cins grubu. Cins kategorisi. Belli bir kategori içine sokulabilecek ve ad bakımından ayrı olmaya hak kazanmaya yetecek kadar farklı olan taksonomik kategori.

Futile : Yararsız. Abes. Boşuna. Akim. Beyhude. Anlamsız. Boş. Sonuçsuz. Nafile. Faydasız.

Vai synonyms : taxonomic category, voluntary arbitration institute, form.

Vai zıt anlamlı kelimeler, Vai kelime anlamı

Productive : Prodüktif. Müsmir. Üretken. Mümbit. Verim artırıcı. Kazançlı. Velut. Verimli. Karlı.

Humble : Gururunu kırmak. Mütevazı. Naçiz. Mütevazi. Alçak. Aşağılamak. Gösterişsiz. Burnunu kırmak. Alçakgönüllü. Alçakgönüllü olmaya itilmek.