Vectors türkçesi Vectors nedir

Vectors ingilizcede ne demek, Vectors nerede nasıl kullanılır?

Vectors in quadrature : Dikey vektörler. Tümlev vektörler. Düşey vektörler.

Arachnid vectors : Enfektif organizmaları bir konaktan diğerine veya cansız bir rezervuardan canlı bir konağa taşıyan arachnida sınıfının üyeleri. Araknid vektörler.

Arthropod vectors : Taşıyıcı eklem bacaklılar. Hastalık yapıcı organizmaları bir konaktan diğerine veya cansız bir rezervuardan canlı bir konağa taşıyan eklem bacaklılar.

Basis vectors : Taban vektörleri. Temel yöneyler.

Calculus of vectors : Vektörel hesap. Yöneyler işlencesi.

Extended motion vectors : Genişletilmiş hareket vektörleri.

Insect vectors : Böcek vektörler. Taşıyıcı haşere. Portör haşere. Enfektif organizmaları bir konaktan diğerine veya cansız bir rezervuardan canlı bir konağa bulaştıran böcekler.

Spanning vectors : Yayılma yöneyleri.

Latent vectors : Gizli vektör. Örtük yöney.

Orthogonal vectors : Ortogonal vektörler. Dikgen vektörler. Ortogonol vektörler. Dikey vektörler. Dik vektörler. Dikey yöneyler.

İngilizce Vectors Türkçe anlamı, Vectors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vectors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Forwarder : İleri hareket ettirici. Taşıma aracısı. Nakliyeci. Sevkeden firma. Sevkiyatçı. Taşıyıcı firma. Gönderen. Sevkıyatçı.

Slam : Yerden yere vurmak. Ağır bir şekilde eleştirmek. Çarparak kapatmak (kapıyı veya kapağı). Çarparak koymak. Vurmak. Veryansın etmek. Fırça atmak. Sövmek. Çarparak kapatmak. Yenmek.

Independence : İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerin ötekine bağlanabileceği bir ilişkinin oimasi ya da bağıntı çözümlemesi sonucu anlamlı bir bağıntının bulunması durumu, bk. anlamlılık, bağımsızlık. İstiklal. Özgürlük. Bağışımlık. Hürriyet. Dışa bağımsızlık. Bağımsızlık. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Kimseye muhtaç olmayacak kadar gelir. Serbestlik.

Vector : Hastalık taşıyıcı. Tam olarak tanımlanabilmesi için büyüklüğünden başka bir de doğrultusunun bilinmesi gereken nicelik; örneğin (kuwet, hız, alan. yönleçsel nicelikler ok biçimli bir simge ile gösterilir, anlamdaş yöngü. Gen mühendisliğinde, içine başka bir dna sokulabilen ve böylece gen ifadesinin incelendiği ya da çoğaltmak için bakteriye veya diğer hücrelere sokulabilen faj, plazmit ya da virüs dna molekülü. bazı hastalıkların taşıyıcılığını yapan organizmalar. Yönleç. Yöney. Mikrobiyal hastalık etkenlerini taşıyan canlılar. parazitleri ve diğer patojenleri kan emerek bulaştıran (sülükler, vampir yarasalar, insektler, keneler ve akarlar) veya dışkıdaki kistik evrelerle bulaşık yiyeceklerle taşıyan aracı. moleküler klonlama çalışmalarında kullanılan ve klonlanacak genin içine yerleştirildiği taşıyıcı görevi gören dna molekülleri. Bilgisayar, biyoloji, ekonomi, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rotasına sokmak.

 

Fall : Aşağı sallanmak. Güz. Dökülmek. Hastalanmak. Vurmak. İnmek. Dağılmak. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Düşme. Ucuzlamak.

Landslide : Kayşa. Seçimde galip gelmek. Yer göçmesi. Göçme. Tepeden aşağı kayan taş toprak. Seçimde oyların çoğunu kazanma. Kayaların, döküntü ve toprakların, az çok ıslak durumda yavaş ya da hızlı olarak aşağıya doğru yaptıkları kütle devimi. Seçimleri büyük çoğunluğun oyunu alarak kazanmak. Göçük.

Haulier : Çekici. Nakliyeci. Karayolu taşımacısı. Nakliye şirketi.

Resultant : -den doğan. Olan. Meydana gelen. -in sonucu olan. Sonuç olarak çıkan. Çıkan. Sonuç. -den çıkan. Sonuçta oluşan.

Pin : Toplu iğne. İliştirmek. Sıkıştırmak. Tutturmak. Topluiğne ile tutturmak. Dübel ile tutturmak. Dip gömleği üzerinde bulunan ve duyun (lamba taşıyıcının) ve özellikle süngü duyların içindeki kertiğe giren ufak metal çıkıntı. bk. süngü dip. Broş. Yüklemek (suç).

Radius vector : Konum vektörü. Yarıçap vektörü. Yarıçap yöneyi.

Vectors synonyms : last laugh, service break, shoo in, variable, win, vector product, blowout, conveyers, haulers, bearer, carriers, finish, germ carrier, vector sum, conveyors, waltz, conclusion, pyrrhic victory, cross product, checkmate, hauler, porter, success, carrier, veals, sweep, conveyer, walk in, variable quantity, walkaway, catcher, bearers, runaway.

Vectors zıt anlamlı kelimeler, Vectors kelime anlamı

Failure : Bulunmama. İflas. İhmal. Yetmezlik. Dinme. Aksatma. Kıtlık. Eksiklik. Yokluk. Sınıfta kalma.

Beginning : Neşet. Kaynak. İlk adım. İptida. Köken. Baş. Milad. Menşe. Başlangıç. Başlangıç noktası.

Defeat : Yenilgiye uğratma. Nihayet vermek. Bileğini bükmek. Engellemek. İptal ettirmek. Mağlup etmek. Yenmek. Boşa çıkarmak. Mağlubiyet.