Vegetables türkçesi Vegetables nedir

Vegetables ile ilgili cümleler

English: Ali likes all vegetables except cabbage.
Turkish: Ali lahana hariç bütün sebzeleri sever.

English: Ali bought some vegetables at a roadside stand.
Turkish: Ali bir yol kenarı standında biraz sebze aldı.

English: Ali grows all the vegetables he eats.
Turkish: Ali yediği tüm sebzeleri yetiştirir.

English: Ali bought some vegetables and fruit.
Turkish: Ali biraz sebze ve meyve satın aldı.

English: Ali doesn't eat anything except the vegetables that he grows himself.
Turkish: Ali kendi büyüttüğü sebzeler hariç hiçbir şey yemez.

Vegetables ingilizcede ne demek, Vegetables nerede nasıl kullanılır?

Early vegetables and fruits : İklim koşulları elverişli yörelerde, alışılmış aylardan önce ya da sonra sebze ve kimi meyveleri yetiştirmek için başvurulan yöntemlerden tümü. bk. sera. Turfandacılık.

Does the meal come with vegetables : Porsiyon sebze ile birlikte mi geliyor.

Early vegetables : Turfanda sebze.

Frozen vegetables : Dondurulmuş sebzeler.

Mixed vegetables : Karışık sebzeler. Karışık sebze. Türlü.

Seasonal vegetables : Mevsimlik sebzeler. Sadece belirli mevsimlerde yetişen sebzeler.

Vegetable dealer : Sebze satıcısı. Sebze tezgahında çalışan kimse. Sebzeci. Sebze satan kimse.

 

Vegetable coal : Bitkisel kömür.

Vegetable butter : Bitkisel yağ.

Vegetable diet : Sebze rejimi. Sebzeli gıda. Sebzeli beslenme.

İngilizce Vegetables Türkçe anlamı, Vegetables eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vegetables ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Globe artichoke : Enginar. Papatyagiller (compositae) familyasından, sebze olarak kullanılan çok yıllık bir kültür bitkisi.

Gumbo : Bamya çorbası. Bamyalı yahni. Yapışkan kil. Yumuşak toprak. Balçık. Bamya. Yapışkan toprak.

Julienne : İnce dilimlere kesilmiş (sebzeler hakkında). Jülyen.

Truffle : Domalan. Domalan mantarı. Yer mantarı. Hafif tatlı. Keme. Mantar. Yermantarı. Çikolatalı şekerleme.

Veggie : Vegetarian (vejetaryen). Etyemez. Vejetaryen. Vejeteryan. Vejetaryenlik ilkelerine göre yaşayan kimse. Et veya et ürünleri tüketmeyen kimsel.

Celery : Sapkerevizi. Kereviz. Kum rengi.

Vegies : Bir bitkinin veya ağacın yenilebilir meyvesi. (gayriresmi) bitki.

Juice : Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Su. Özsu. Meyve suyu. Salgı. Öz su. Öz. Benzin. İçki.

Green : Taze. Rengi atmış. Toy. Yeşil alan. Acemi. Yeşile boyamak. Hasta görünen. Yeşil. Ham. Yeşermek.

Worts : Bitki. Nebat. Ot. Şıra. Malt. Arpa mayası.

Vegetables synonyms : artichoke plant, florence fennel, cruciferous vegetable, artichoke heart, cynara cardunculus, finocchio, rabbit food, green goods, leafy vegetable, herbaceous plant, common beet, prickly seeded spinach, beta vulgaris, cynara scolymus, spinach plant, solanaceous vegetable, julienne vegetable, root vegetable, green groceries, spinacia oleracea, agricultural production, veggies, garden truck, pumpkin, artichoke, cucumber, wort, cardoon, vegetation, potherb, fennel, pieplant, esculent.