Vehicles türkçesi Vehicles nedir
Vehicles ile ilgili cümleler
English: Keep distance from trucks and other vehicles when driving.
Turkish: Araba sürerken kamyonlardan ve diğer araçlardan uzak durun.
English: Seven vehicles were destroyed.
Turkish: Yedi tane araç tahrip edildi.
English: The vehicles are inspected for defects at least every three months.
Turkish: Araçlar arızalar için en az her üç ayda bir kontrol edilir.
English: Both vehicles caught fire.
Turkish: Her iki araç da alev aldı.
English: The fire department has more modern vehicles now.
Turkish: İtfaiye şimdi daha modern araçlara sahip.
Vehicles ingilizcede ne demek, Vehicles nerede nasıl kullanılır?
Additional motor vehicles purchase tax : Ek taşıt alım vergisi. Otomobil, kaptıkaçtı, panel, arazi taşıtı, minibüs gibi taşıtların fatura veya benzeri belgelerle ilk edinimi ile dışalımı sırasında bir defaya mahsus olmak üzere, katma değer vergisi matrahı üzerinden alınan vergi.
Motor vehicles purchase tax : Taşıt alım vergisi. Motorlu taşıtların devir veya yeni satın alınması sırasında ödenen vergi.
Department of motor vehicles : Dmv. Motorlu araç seyahat sistemini düzenleyen hükümet organı (ehliyet basar, otomobilleri kaydeder vs). Motorlu araçlar departmanı.
Radio and remote control vehicles : Radyo ve uzaktan kumandalı araçlar.
Vehicle body : Araç kasası. Taşıt karoseri. Kaporta. Taşıt gövdesi. Karoser. Araçlarda motor, çatkı ve mekanik ergenlerin dışında kalan, görünen dış bölüm. Vagon sandığı. Gövde.
Vehicle controls : Araç denetimleri.
Vehicle traffic : Taşıt trafiği. Araç trafiği.
Air cushion vehicle : Hoverkraft. Tenek yastıklı taşıt.
Vehicle owner : Bir ulaşım aracının sahibi kimse. Bir ulaşım aracı olan kişi. Araç sahibi.
Vehicle tax : Motorlu kara taşıtları vergisi. Karayolları trafik yasasına göre kaydı yapılmış olan motorlu taşıtlarla, lastik tekerlekli traktörlerden yasasındaki bağışıklıklar dışında alınan vergi. Taşıt vergisi.
İngilizce Vehicles Türkçe anlamı, Vehicles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vehicles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Splasher : Siper. Sıçratıcı. Çamurluk. Tekerlek çamurluğu. Kalkan.
Transport : Coşturmak. Başını döndürmek. Götürmek (bir yerden başka bir yere). Götürmek. Kütle, kıvıl yük ya da erkenin, genellikle özdecik çarpışmaları sonucu, ortamın bir yerinden, ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması. Nakletmek. Nakil. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, voleybol alanlarında kullanılır. Taşımak.
Instrumentalities : Vasıta olma. Yararlılık. İşe yararlık. Araç anlayışı.
Sledge : Varyos. Dövme çekici. Kızakla kaymak. Yük kızağıyla taşımak. Yük kızağı. Kızakla taşımak. Balyoz. Kızağa binmek. Kar üzerinde kaymak üzere üretilmiş araç. Kızakla gitmek.
Instrument : Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belgit. Çalgı. Aygıt. Senet. Gereç. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. İnstrument.
Appliance : Aygıt. Cihaz. Teçhizat. Gereç. Alet.
Transportation : Sürgün. Aşınıp ufalanan özdeklerin dışgüçlerle, özellikle akarsu ve buzullarla yerlerinden alınarak alçak ve düz alanlara ya da denize dek götürülmeleri. Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel olaylarda özdeğin uzay içinde bir konumdan bir başka konuma götürülmesi. Taşımacılık. Nakledilme. Taşıt aracı. Nakliye ücreti. Ulaşım. Nakil. Hukuk, coğrafya, iktisat, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.
Rocket : Hardalgiller (brassicaceae) familyasından, 50 cm kadar boylanabilen, parçalı yapraklı, sarımtırak çiçekli, yaprakları çiğ olarak salata gibi yenen tek yıllık, otsu bir bitki. Roket. Roka. Papara. Jülyen. Füze fırlatmak. Roket atmak. Füze. Azar. Fırlamak.
Hauler : Nakliye şirketi. Nakliyeci. Çekici. Malları taşıyan şirket. Taşıyan kimse. Karayolu taşımacısı.
Vehicle : Taşıt aracı. Araba. İletme aracı. Taşıma aracı. Yolcuların veya malların taşınmasına yönelik tasarlanmış her türlü araç. Yük ve yolcu taşımaya yarayan, motorlu ya da motorsuz, tekerlekli araç. Binek aracı.
Vehicles synonyms : road roller, wheeled vehicle, apparatus, dashboard, means, means to an end, common carrier, military vehicle, apparatuses, steamroller, bearer, haulers, conveyer, conveyance, conveyers, dodgem, instrumenting, appliances, conveyor, motored, projectile, sled, splashboard, agencies, intermediary, sleigh, germ carrier, bumper car, device, facility, forwarder, haulier, agent.

Bu kısımda Vehicles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vehicles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vehicles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vehicles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.