Vehicle body türkçesi Vehicle body nedir

  • Taşıt gövdesi.
  • Taşıt karoseri.
  • Araçlarda motor, çatkı ve mekanik ergenlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.
  • Gövde.
  • Kaporta.
  • Vagon sandığı.
  • Araç kasası.
  • Karoser.

Vehicle body ingilizcede ne demek, Vehicle body nerede nasıl kullanılır?

Vehicle : Taşıt. Yük ve yolcu taşımaya yarayan, motorlu ya da motorsuz, tekerlekli araç. İletme aracı. Taşıt aracı. Araç. Nakil vasıtası. Nakil aracı. Binek aracı. Taşıma aracı. Araba.

Body : Cüsse. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Kurul. Kasa. Madde. Kitle. Miktar. Kuruluş. Hacim. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.

Vehicle controls : Araç denetimleri.

Vehicle inspection : Araç muayene. Araç muayanesi. Trafik muayenesi. Araç muayenesi.

Vehicle lift : Taşıt asansörü.

Vehicle owner : Araç sahibi. Bir ulaşım aracının sahibi kimse. Bir ulaşım aracı olan kişi.

İngilizce Vehicle body Türkçe anlamı, Vehicle body eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vehicle body ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carcasses : Enkaz. Kadavra. Ölü. Leş. Ceset. Kalıntı (argo terim). İskelet.

Nacelles : Sepet. Motoru örten ve içine alan kısım. Bir uçağın kanadında bulunan ve motorları ihtiva eden kapalı kısım. Beşik. Motor yeri. Nasel. Motor yeri (uçak).

 

Bisques : Sırsız porselen. Koyu çorba. Sırsız beyaz porselen. Bisküvi.

Bodies : Hacim. Birlik. Kuruluş. Vücut. Ceset. Büyük kısım. Grup. Beden.

Cowl : Kukuletalı cüppe. İtiş. Kaplama. Başlıklı rahip cübbesi. Baca külahı. Motor kapağı. Rahip cüppesi. Davlumbaz. Baca şapkası.

Fairings : Kaplama parçası. Karenaj. Kaplama uçak. Kaplama.

Bisque : Koyu çorba. Sırsız porselen. Bisküvi. Sırsız beyaz porselen.

Frame : Ayarlamak. Uydurmak. Şekillendirmek. Grandi çubuğu. Çerçevelemek. Sınırla çevrelemek. İş çevirmek. Saydam resim çerçevesi. Çerçeveli sürükleme ağlarında ağların donandığı demir çubuk. (çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak.

Body : Nesne. Zümre. Cüsse. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Cisim. Esas. Beden. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü.

Fuselage : Uçak gövdesi. Gövde (bot). Uçak iskeleti.

Vehicle body synonyms : carbody, carcases, frustum, airframes, coachwork, fairing, bonnets, cowling, bodywork, carriage body, bodyworks, airframe, bodying, fuselages, bonnet, carcase, hood, bonneting, nacelle, carcass, cowlings, frustums.