Velure türkçesi Velure nedir
Velure ingilizcede ne demek, Velure nerede nasıl kullanılır?
Velures : Kadife fırça. Velur. Kadife.
Velum : Yumuşak damak. Art damak. Velum. Damak eteği. Biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. İnce zar. Zar. Medüzlerde bulunan ve şemsiye yapısının kenarını çember gibi saran örtü. basidyumlu mantarlarda (basidiomycetes) genç basidyokarpları örten yapı. 3.timsahlarda dişin arkasındaki plaka. Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın g, k, ğ, n gibi kalın sıradan ünsüzlerin boğumlanmalarında görev alan arka tarafı. damağın yumuşak bölgesi durumundaki art damağın gerideki ucunu oluşturan kısmı, boğaza doğru sarkan küçük dildir. karşıtı ön damaktır. Cenin zarı.
Velutinous : Ülgerli. Kadife gibi.
Vela : Cenin zarı. Yumuşak damak. Zar. Yelken (takımyıldızı).
Velamen : Dış tabaka. Çeper. Zar. Bazı üstbitken (başka bir bitki veya şeyler {mesela kayalar} üzerinde yetişen ve asalak olmayan) bitkilerin havadaki kökleri üzerinde bulunan ve nem emen dış tabaka.
Velcro fastener : Cırt band. Cırt cırt bağlayıcı.
Velar : Kalın ünlüler ile hece oluştururken dil sırtının geriye yumuşak damağa doğru yükseltilmesi ile çıkarılan. k, g, ğ, n gibi patlayıcı veya sızıcı damak ünsüzlerinden biri. Damaksıl. Yumuşak damakla ilgili. Dilardı-yumuşakdamaksı. Artdamaksıl. Art damak ünsüzü.
Velamentous : Velamentöz.
Velarisation : Artdamaksıllaşma. Belirli ünsüzlerin kalınlaştırma etkilerine bağlı olarak veya kelime içinden gelen başka nedenlerle ince ünlülerin kalın sıraya geçmesi olayı:et. tengri > tt. tanrı, yak. tangara; osm. öküz / yak. oğus < öküz, et. inek > yak. ınah "inek" tt. göbek, tkm. göbek; çuv. kvaßa "göbek"; kaşg. kbekir-, tt. geğir- / çuv. kagır-; kaşg. kele- "konuşmak" > çuv. kala-; tt. döğüşmek anadolu ağızları doşmek, gülüşmek > gulüşmek, göz > go´z, kör > ko´r. güçcük > guçcük "küçük", yüksek > yusek vb. Kalınlaşma. Ünsüz sesi çıkarırken dilin gerisinin yumaşak damağa yaklaşması.
Velarize : Damaksıllaştırmak. Dilin gerisini yumuşak damağa yaklaştırarak konuşma sesi çıkarmak.
İngilizce Velure Türkçe anlamı, Velure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Velure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
[#velvet Velveteens] : Kadife taklidi. Pamuk kadife. Kadife taklidi kumaş. Kadifeden. Pamuklu kadifeden pantalon. Pamuklu kadife. Kadifeden yapılmış. Velveten.
Content : Hoşnut. İçerik. Tatmin etmek. Öz. Doygun. Anlam yükü. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır. Mutlu etmek. Lehte oy kullananlar. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü.
Parameter : Örneklemeyle kestirilmeye çalışılan bir ayrıtın evrendeki gerçek değeri. Değişkenlerin yanı sıra dursayı gibi görülen, ancak her yeni değeri için işlevi değiştiren cebirsel simge ya da sayı. Etken. Parametre. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir işlevin uzbilimsel yazımına giren, dileğe bağlı değerler alabilen bir nicelik. Sınırölçüleri. Başlangıç noktası ile kristal eksenlerinin, kristal yüzeylerini kestiği nokta arasındaki eksen parçaları. Evrendeğer. Değiştirgen.
Scale value : Bir ölçeği oluşturan sınarlar için çeşitli yöntemlerle saptanan ve bu sınarlardan oluşmuş ölçekler uygulandığında bireylerin tutum ya da görüşlerini sayılarla gösteren değer. Ölçekdeğeri.
Capacity unit : Hacim birimi.
Capacity measure : Hacim ölçüsü.
Capacity : İktidar. Dirayet. Durum. Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti. Herhangi bir tiyatro alanı ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. kapasite. Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği. Yeterlik. Bir yoğunlacın elektrik yığma ya da bir aracın elektrik alabilme yeteneği. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Verim.
Velours : Kadife taklidi. Taklit kadife. Yünlü kadife. Şapkalık kadifeli fötr.
Eigenvalue : Özdeğer. Ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Karakteristik kök. Öz değer. Bir işlerin, kendi altında değişmeyen, özgün yöneyine uygulandığında aldığı değer. Özgün değer. Giz değer (matematik). Faktör analizinde kullanılan bir deyim. Gizdeğer.
Velure synonyms : characteristic root of a square matrix, cubature unit, eigenvalue of a square matrix, numerical quantity, cubage unit, eigenvalue of a matrix, volume unit, displacement unit, cubic measure, velures, measure, cotton velvet, argument, velvet, velvets, amount, velveteen, velour, velveting, quantity, cubic content unit.
Velure zıt anlamlı kelimeler, Velure kelime anlamı
Importance : Büyüklük. İtibar. Nüfuz. Etki. Önem derecesi. Önem. Tesir. Ehemmiyet. Kibir. Saygınlık.
Unimportance : Önemsizlik.
Worthlessness : Hakirlik. Seviyesizlik. Değersizlik. Önemsizlik.
Velure ingilizce tanımı, definition of Velure
Velure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Velvet.

Bu kısımda Velure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Velure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Velure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Velure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.