Velamen türkçesi Velamen nedir
- Bazı üstbitken (başka bir bitki veya şeyler {mesela kayalar} üzerinde yetişen ve asalak olmayan) bitkilerin havadaki kökleri üzerinde bulunan ve nem emen dış tabaka.
- Çeper.
- Dış tabaka.
- Zar.
Velamen ingilizcede ne demek, Velamen nerede nasıl kullanılır?
Velamentous : Velamentöz.
Vela : Yelken (takımyıldızı). Zar. Cenin zarı. Yumuşak damak.
Velar : Yumuşak damakla ilgili. Artdamaksıl. Art damak ünsüzü. Dilardı-yumuşakdamaksı. Damaksıl. Kalın ünlüler ile hece oluştururken dil sırtının geriye yumuşak damağa doğru yükseltilmesi ile çıkarılan. k, g, ğ, n gibi patlayıcı veya sızıcı damak ünsüzlerinden biri.
Velar lateral : Art avurt ünsüzü. Dil ucunun dişlere dokunması, dil sırtının geriye doru yatıp büyükçe bir çukur oluşturması ve ciğerlerden gelen havanın daha geriden avurtlara çarpması ile oluşan kalın l (l.) ünsüzü: al, anlamak, bal, bol, kollamak, yol, yollamak vb. bk. avurt ünsüzü.
Velarisation : Artdamaksıllaşma. Kalınlaşma. Ünsüz sesi çıkarırken dilin gerisinin yumaşak damağa yaklaşması. Belirli ünsüzlerin kalınlaştırma etkilerine bağlı olarak veya kelime içinden gelen başka nedenlerle ince ünlülerin kalın sıraya geçmesi olayı:et. tengri > tt. tanrı, yak. tangara; osm. öküz / yak. oğus < öküz, et. inek > yak. ınah "inek" tt. göbek, tkm. göbek; çuv. kvaßa "göbek"; kaşg. kbekir-, tt. geğir- / çuv. kagır-; kaşg. kele- "konuşmak" > çuv. kala-; tt. döğüşmek anadolu ağızları doşmek, gülüşmek > gulüşmek, göz > go´z, kör > ko´r. güçcük > guçcük "küçük", yüksek > yusek vb.
Velarium : Bir tiyatroda akustiği daha iyi hale getirmek için yerleştirilen dahili tavan. Antik roma'da colosseum ve amfi tiyatrolarda kullanılmış olan büyük bir tente türü.
Cleveland : Mississippi eyaletinde şehir. Birleşik devletler'in 22'nci ve 24'üncü devlet başkanı (1885-89, 1893-97). İngiltere'de bölge. Grover cleveland (1837-1908). Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Ohio'da (abd) bir şehir.
Diego velazquez : Diego velazquez (c1460-c1524). 16 yy. ispanyol istilacısı ve küba'nın ilk başkanı. Iv. felipe'nin saray ressamı. İspanyol baş ressam. (1599-1660).
Velarize : Dilin gerisini yumuşak damağa yaklaştırarak konuşma sesi çıkarmak. Damaksıllaştırmak.
Velasquez : Diego de velasquez (c1460-c1524). Bir soyadı. Iv. philip'in saray ressamı. İspanyol istilacı ve küba'nın ilk valisi. Diego rodriguez de silva y velasquez (1599-1660). İspanyol usta ressam.
İngilizce Velamen Türkçe anlamı, Velamen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Velamen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lamina : Lamina. İnce levha. İnce yaprak. Safiha. Varak. Tabaka. Yaprağın ince uzun kısmı. Pul. Yaprak.
Integument : Kabuk. Deri. Integument.
Extruder : Ekstrüderler. Ekstrüder. Ekstruder. Barbut. Bir kauçuk bileşenini kullanılabilir bir şekilde biçimlendiren makina. Püskürtme haddesi. Ekstrüzyon aygıtı. İplik çekme makinesi. Sıkmaç. Budünöz.
Perimeter : Çevre uzunluğu. Perimetre. Görüş alanı ölçer. Çevre. Çevrel uzunluk. Gözün görüş alanını ölçen alet.
Boundary : Sınır. Son. Limit. Had. Hudut. Ara hattı. Kenar. Sinir.
Diaphragm : Memelilerde, akciğerlerde gaz alış verişini kolaylaştıran, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kas ve tendon tabakası. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Kimi basaçlarda, git gel devinimiyle oylum değişimini sağlayan esnek metal ya da lastik zar. Membran. Bir doğum kontrol aygıtı. Basaç zarı. Işık bebeği. Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fotoğraf makinesi.
Perimeters : Görüş alanı ölçer. Çevrel uzunluk. Çevre uzunluğu. Perimetre. Gözün görüş alanını ölçen alet. Çevre.
Diaphfagm : Sestoplarda, sesyayarda üzerine gelen ses dalgaları ya da elektrik akımına uygun titreşimler yapan parça. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Membrane : Perde. Geçirimsiz ya da yarıgeçirgen duvar, ayırma perdesi. Film. İnce zar. Gışa. Örtenek. Diyafram. Kaplama.
Critique : Gözden geçirmek. Tenkit. Etüt. Eleştiri yazısı. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Eleştirme. Eleştirmek. Kritiğini yapmak. Kritik. Eleştiri.
Velamen synonyms : self contemplation, crust, examination, laminas, self examination, indusium, integuments, extruders, film, bones, criticism, introspection, the wall, membrana, laminae, dice, diaphragms, cortes, wall.

Bu kısımda Velamen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Velamen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Velamen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Velamen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.