Kadife nedir, Kadife ne demek
Kadife; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş, velur.
- Bu kumaştan yapılmış, bu kumaşla kaplanmış

"Kadife" ile ilgili cümle
- "Kadifeye benzer dokumalı pahalı kumaştan paltolarını omuzlarına atmışlar." - C. Külebi
- "Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu." - E. E. Talu
Yerel Türkçe anlamı:
Uskumru büyüklüğünde pulsuz tatlı su balığı.
Kadife isminin anlamı, Kadife ne demek:
Kız ismi olarak; Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş. Yumuşak, sakin, iyi huylu.
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Kadife hakkında bilgiler
Kadife, uzun havlı kumaş.
Arapça saçaklı, tüylü, 'hav'lı anlamına gelen kataif kelimesinin çoğuludur.
Kadife ile ilgili Cümleler
- Dimi ve fitilli kadife arasındaki farkı biliyor musunuz?
- Bu kumaş kadife gibi hissettiriyor.
Kadife anlamı, kısaca tanımı:
Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.
Kadife gibi : Yumuşak, pürüzsüz ve parlak (ses, ten vb.).
Kadife çiçeği : Birleşikgillerden, çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi, topkadife (Tagetes).
Kadife devrim : Renkli devrim.
Kadife elli : Amaca yönelik olarak düşüncesini belli etmeden, hissettirmeden hareket eden (kimse). Sporda elini becerikli bir biçimde kullanabilen (kimse).
Topkadife : Kadife çiçeği.
Kadifeleşme : Kadifeleşmek işi.
Kadifeleşmek : Yumuşamak, samimi olmak, içtenleşmek.
Kadifeleştirme : Kadifeleştirmek işi.
Kadifeleştirmek : Kadifeleşmesine yol açmak.
Kadifelik : Kadife gibi olma durumu. Kadife yapmaya elverişli olan.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Uzunluk : Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı.
Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Bir cismi oluşturan öge, öz. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne.
Kaplı : Ciltli. Kaplanmış olan. Kabı olan.
Parlak : Yüzü güzel (oğlan). Temiz ve ışıklı. Parlayan, ışıldayan. Göze çarpacak kadar başarılı.
Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Sessiz, hafif. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Okşayıcı, tatlı, hoş. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Kolaylıkla işlenebilen.
Velur : Kadife.
Havlı : Havı olan.
Kadife balığı : Yeşil sazan.
Kadife hastalığı : Oodinium ocellatum türü protozoonun balıkların deri ve solungaçlarına ağaç gibi tutunarak epitel hüreler ve dokularda parçalanmalara neden olan bir hastalık, Oodiniyaz, velvet rust hastalığı.
Kadife kaplama : Ses geçmesini önlemede kullanılan kaplama.
Kadife köpek balığı : Kara camgöz.
Kadife ördek : Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, erkeğinin her tarafı parlak siyah, göz arkasında küçük beyaz bir lekesi olan, Avrupa ve Asya'nın kuzeyinde, Kuzey Amerika'da yaşayan, ülkemizin Karadeniz ve Marmara sahillerinde kışlayan, kuluçka zamanı tundra ve dağlardaki sularda, diğer zamanlarda yalnız denizlerde yaşayan göçmen bir tür. Beyaz bantlı ördek.
Kadifekale : Sakarya ili, Karadere nahiyesine bağlı bir bölge.
Kadifeli örümcekler : Kurtçuk çağında insan ve hayvanlara saldırarak, uyuz benzeri deri değişmelerine yol açan, kırmızımsı kadife görünüşlü akarlar familyası; hasat akarları.
Diğer dillerde Kadife anlamı nedir?
İngilizce'de Kadife ne demek? : n. velvet
Fransızca'da Kadife : velours [le]
Almanca'da Kadife : n. Samt, Velours
Rusça'da Kadife : n. бархат (M), вельвет (M), бархатистость (F)
adj. бархатный

Bu kısımda Kadife nedir? Kadife ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kadife tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kadife hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.