Verify türkçesi Verify nedir

Verify ile ilgili cümleler

English: Could you verify that your computer is plugged in?
Turkish: Bilgisayarınızın prize takılı olduğunu doğrular mısınız?

English: Ali always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
Turkish: Ali her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.

English: Can you verify that?
Turkish: Onu kanıtlayabilir misiniz.

English: Can anyone verify that?
Turkish: Herhangi biri onu doğrulayabilir mi?

English: Can anyone verify this?
Turkish: Herhangi biri bunu doğrulayabilir mi?

Verify ingilizcede ne demek, Verify nerede nasıl kullanılır?

Verify setup : Kurulum denetimi. Kur onayı.

Verifying : Onaylamak. Kanıtlamak. Gerçekleştirmek. Doğrulama. Doğrulanıyor. Doğrulanabilir. Soruşturmak. Doğrulamak.

Verifying procedures : Gerçeklik sınama işlemleri. Bir gözlem yordamıyla elde edilen bilgileri, ikincil kaynaklara, içgerçekleme işlemine, usalırlık ölçütüne dayanarak ve sapmaları önleyici önlemler alarak en aza indirme yolları, bk. usasığar.

Card verifying : Kart gerçeklemesi.

Reverify : Yeniden onaylamak.

 

Verification and validation : Doğrulama ve sağlama.

Reverifying : Yeniden onaylamak.

Verifiability : Teyit edilebilirlik. Bir şeyin doğrulanabilme derecesi. Teyit edilebilme. Doğrulanabilme. Doğrulanabilirlik.

Verification test : Doğrulama sınaması.

Verification of a writing : Karşılaştırma.

İngilizce Verify Türkçe anlamı, Verify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascertain : Tespit etmek. Anlamak. Doğrusunu bulmak. Doğrusunu öğrenmek. Meydana çıkarmak. Belirlemek. Bulmak. Öğrenmek. Saptamak. Tayin etmek.

Ascertaining : Doğrusunu öğrenmek. Doğrusunu anlama. Aslını anlama. Aslını öğrenmek. Öğrenmek. Anlamak. Bulmak.

Bring about : Meydana getirmek. Doğurmak. İleri sürmek. Yol açmak. Husule getirmek. Beraberinde getirmek. Sebep olmak. Ortaya çıkarmak. Orsa alabanda etmek (gemi).

Corroborate : Yardım etmek. Sağlamlaştırmak. Güç vermek. Kuvvetlendirmek. Desteklemek. Güçlendirmek. Kanıtlarla desteklemek. Pekiştirmek (bir düşünce vb'ni).

Applauding : El çırpmak. Alnından öpmek. Beğenmek. Alkış tutmak. Takdir etmek. Alkışlamak.

Mark off : Sınırla ayırmak. Akmak. Bulaşmak. Lekelemek. Sınırlarını çizmek.

Demonstrate : Açıklayarak tanıtmak. İspatlamak. Göstererek tanıtmak. Örnekle açıklamak. Gösteri düzenlemek. Açımlamak. İspat etmek. Açıklamak. Gösteri yapmak.

Check up : Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Gözden geçirmek. Muayene etmek. Kontrol etmek. Check up yapmak. Araştırmak.

Averred : Söylemek. İddia etmek. Kanıtlanmış. Deklare edilmiş.

Bring on : Neden olmak. Geliştirmek. Ortaya getirmek. Tartışmak için ortaya bir konu getirmek. Sebep olmak. İstenmedik bir işe yol açmak. Gelişmesini hızlandırmak. Gelişmesine neden olmak.

 

Verify synonyms : see to it, vindicating, explores, endorses, inquired, carry out, actualize, aver, interrogates, affirms, certifies, investigate, enquire, excuss, vindicate, attest to, investigates, avouched, check off, tick off, effectuate, achieving, approve, ensure, accede, vouch for, approbate, mark, attesting, check, bear witness to, bear out, essay.

Verify zıt anlamlı kelimeler, Verify kelime anlamı

Negate : Yadsımak. İptal etmek. Reddetmek. Değillemek. Çürütmek. Etkisiz duruma getirmek. Aksini ispatlamak. Boşa çıkarmak. İnkar etmek.

Disclaim : İnkar etmek. Yadsımak. Onaylamamak. Tekzip etmek. Tanımamak. Kabul etmemek. Vazgeçmek. Yalanlamak. İddiadan vazgeçmek. Yoksamak.

Verify ingilizce tanımı, definition of Verify

Verify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To establish the truth of. To prove to be true or correct. To confirm. To substantiate.