Vibrated türkçesi Vibrated nedir

Vibrated ile ilgili cümleler

English: Tom's cellphone vibrated on the table.
Turkish: Tom'un cep telefonu masada titredi.

English: Tom's phone vibrated.
Turkish: Tom'un telefonu titreşti.

Vibrated ingilizcede ne demek, Vibrated nerede nasıl kullanılır?

Make vibrate : Titretmek.

Vibrate : Titremek. Titretmek.

Vibrates : Titreşmek. Sakınmak. Tereddüd etmek. Kararsız kalmak. Duraksamak. Sarsmak. Titremek. Tereddüt etmek. Sallanmak. Sallamak.

Vibratile : Titreyen. Titrek. Vibratil.

Vibrating : Titreşen. Titreşimli. Vibrasyon. Titreştiren.

Vibration : Tereddüt. Vibrasyon. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sallanış. Esnek bir özdeğin ya da dalgalanan bir ortamın denge durumundan ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim. Salınım. Sallanma. Özellikle. Titreme. Titreşim.

Vibration rotation spectrum : Özdelik içi titreşim ve dönme durumları arası geçişlerden kaynaklanan kızılaltı bölgede gözlenen özdeciksel izge. Titreşim-dönme izgesi. Titreşim-dönme spektrumu.

Vibration galvanometer : Titreşimli miniakım ölçer. Titreşimli miniakımölçer. Titreşimli galvanometre. Titreme galvanometresi.

Vibration free : Titreşimsiz.

Vibration frequency : Titreşim frekansı. Titreşim sıklığı.

 

İngilizce Vibrated Türkçe anlamı, Vibrated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vibrated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juddering : Titreşme. Titreme. Titreşen. Sarsılmak.

Dillydallies : Geciktirmek. Başka bir zamana bırakmak. Zaman geçirmek. Vakit öldürmek. Ağır davranmak. Ertelemek. (argo) oyalanmak. Oyalanmak. Ayak sürümek.

Dither : Tereddüt etmek. Panik yapmak. Kararsızlık ve heyecana kapılmak. Kararsızlık. Kararsız olmak. Telaşa kapılmak. Eli ayağı titremek.

Bickers : Münakaşa etmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Tartışmak. Didişmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Çekişmek. Pırıldamak. Şırıldamak.

Juddered : Titreşim. Titreme. Sarsılmak.

Dithers : Kararsız olmak. Telaşa kapılmak. Tereddüt etmek. Kıpırtılandırmak. Eli ayağı titremek. Panik yapmak. Eli ayağına dolanmak.

Oscillated : Salınmak. Kararsız olmak. Çalkanmak. Sarkaç gibi sallanmak. Dalgalanmak. Sallandırmak. Bocalamak.

Dally : Haylazlık etmek. Eğlenmek. Zaman öldürmek. Vakit öldürmek. Oyalanmak. İşi ağırdan almak. Oynaşmak.

Dawdled : Boşa geçirmek. Salınmak. Aylaklık etmek. Eğlenmek. Oyalanmak. Zaman harcamak. Ağır davranmak. İşi ağırdan almak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek.

Halts : Durmak. Durdurmak. Sendelemek. Topallamak. Aksamak. Tereddüt etmek. Tökezlemek. Bocalamak.

Vibrated synonyms : falters, dawdle, halted, dawdle along, librates, balk, fibrillating, be slung from, fluttered, aquiver, faltered, pulsate, hesitates, judder, dawdles, come to a stop, dillydallied, hesitate, baulked, bickered, hunt, balk at, bicker, halt, shimmy, dithered, balks, dangles, didder, librated, dangle, sway, be vague about something.

 

Vibrated zıt anlamlı kelimeler, Vibrated kelime anlamı

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak.

Consecrated : Kutsanmış. Kutsal. Kutsamak. Takdis etmek. Adamak. Vakfetmek.