Vill türkçesi Vill nedir

  • Köy.
  • Nahiye.
  • Bucak.
  • Kasaba.
  • İngiltere'de yönetim bölgelerine karar vermiş olan eski bir mülki bölüm.
  • Kaza.
  • Küçük kırsal yerleşim alanı.

Vill ile ilgili cümleler

English: A man named Carlos came to a mountain village looking for that old man.
Turkish: Carlos adında bir adam o yaşlı adamı arayarak bir dağ köyüne geldi.

English: A lot of villagers were killed by soldiers.
Turkish: Birçok köylü askerler tarafından öldürüldü.

English: Ali believed that the people in that small village were cannibals.
Turkish: Ali o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.

English: A pretty girl lived in that village.
Turkish: Bu köyde güzelı bir kız yaşadı.

English: A small village grew into a large city.
Turkish: Küçük bir köy büyük bir şehre dönüştü.

Vill ingilizcede ne demek, Vill nerede nasıl kullanılır?

Villa : Konak. Yazlık köşk. Yazlık yerlerde veya şehir dışlarında bahçeli. Yazlık ev. Müstakil ev. Köşk. Villa. Kırevi.

Villa park : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Kaliforniya eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir.

Village : Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Kalitesiz. Coğrafya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Köy. Değersiz. Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık vb. toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Şehir ve kasabalardan küçük ama kalıcı yerleşim birimi. Genellikle, geniş anlamda tarımla uğraşan, toplum bütünü ile ilişkileri az ve eşgüdülmemiş olan, toplumsal çevreden çok doğal çevreyle ilişki içinde bulunan, az sayıda ailelerden kurulu, anamalcı düzen öncesi özellikleri gösteren, azçok özerk topluluk. Küçük belediye. Köy topluluğu.

 

Village community : Köy topluluğu. Köyde yaşayan insanlardan oluşan toplumsal birim. bk. köy, köylü, kırsal toplum.

Village council for primary education : Köy muhtarının başkanlığında köy okulu yönetmeni, bir "köy ihtiyar heyeti" temsilcisi ile öğrenci velilerini ya da köy halkını temsil eden iki kişiden oluşan ve ilköğretim sorunlarıyle uğraşan kurul. Köy ilköğretim kurulu.

Village town : Köy-kent projesi kapsamında kırsal kesim nüfusunun iktisadi, toplumsal, kültürel ve kamusal gereksinimlerini karşılamak amacıyla oluşturulan kırsal yerleşim birimi. Köy-kent.

Village town project : Yeni işlendirme olanakları yaratarak köyden kente göçün tersine döndürülmesi ve köylülerin yerlerinden olmaksızın kentlerdeki temel hizmetlere planlı bir biçimde ulaşmalarını sağlamak amacıyla belirli köy kümelerinin oluşturulması ve kümeler içeresinde uyum ve işbirliğini sağlayarak yerel kaynakların bölge ve ülke ekonomisine kazandırılması için halk katılımıyla demokratik işlerlik kazandırılan, devlet öncülüğünde geliştirilen, kentleşme ve sanayileşmeyi köy temelinde gerçekleştirmeye çalışan bir kırsal kalkınma modeli. Köy-kent projesi.

 

Village courses : Köylünün iş ve gücünde daha verimli olması, yaşayış koşularının iyleştirilmesi ve yurt kalkınmasına yardımcı olması amacıyla kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı açılan kısa süreli meslek kurslarına verilen genel ad. Köy kursları.

Village school : Köyde yaşayan çocukların eğitim gereksinmesini karşılamak üzere açılan, özellikle köy yaşamına ilişkin konulara ağırlık veren bir öğretim programı uygulayan; binası, yönetici ve öğretmen sayısı bakımından kent okuluna göre çok küçük bir birim durumunda okul. Köy okulu.

Villages : Köy. Köyler. Küçük belediye. Köy halkı.

İngilizce Vill Türkçe anlamı, Vill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pop off : Çekip gitmek. Kakırdamak. Bağırıp çağırmak. Kıyameti koparmak. Nalları dikmek. Tahtalıköyü boylamak. Zıbarmak. Kıkırdamak. Mortoyu çekmek. Ortalığı birbirine katmak.

Throttle : Boğmak. Kısma valfı. Daraltmak. Kısmak (gaz vb.). Gazı kısmak. Boğazlamak. Kelebek. Boğazını sıkmak. Gırtlaklamak. Gazı kesmek.

Quarter : Dört parçaya bölmek. Mahalle. Asker yerleştirmek. Quarter atı. Araziyi köşe bucak aramak (köpek). Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çeyrek. Konaklatmak. Dörde ayırmak. Yerleştirmek (bir kimseyi bir yere veya birinin yanına).

Put down : Denetim altına almak. Yere koymak. İndirmek. Yazmak. Ucuzlatmak. Tenkit etmek. Bastırmak. Tahmin etmek. Düşürmek. Değer biçmek.

Load : Çok yemek. Yükleme yapmak. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. Doldurmak. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Katmak. Şarj etmek. Elektrik yükleme. Silahı doldurmak. Yükletmek.

Districted : Kesim. Bölge. İlçe. Bölgelere ayırmak. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Sancak. Havali. Semt. Yöre.

Wipe out : Çıkarmak. Öldürmek. Silip temizlemek. İzale etmek. Ödemek. Kayaktan düşme veya snowboard yaparken yaralanma. İflas etmek. Ovarak çıkarmak. Silip yok etmek. Silmek.

Rustic : Kırsal. Kaba. Kaba biçimli. Hödük. Köylere ilişkin. Yontulmamış. Hoyrat. Gösterişsiz. Köye ait.

Stake : Tehlikeye atmak. Rest çekmek. Sırığa bağlamak. Umudunu bağlamak. Kazığa bağlamak. Kazıklarla belirlemek. Kazık. Bahis yapmak. İspalyaya bağlamak. Riske atmak.

Polish off : Çabucak bitirmek (işi). Bitirmek. Üstesinden gelmek. Silip süpürmek. Alt etmek. İşini bitirmek. Silip süpürmek (yemeği). Sıyırmak. Halletmek. Yenmek.

Vill synonyms : draw and quarter, pip, buy the farm, cash in one's chips, fill again, prime, overfill, decease, slaughter, rural, expire, kick the bucket, replenish, drop dead, smother, casus, crackup, poison, shoot, overlie, districts, exterminate, inundate, farce, eradicate, populate, sacrifice, perish, bolster, pad, neutralize, take off, settlements.

Vill zıt anlamlı kelimeler, Vill kelime anlamı

Be born : Dünyaya gelmek. Dünyaya gözlerini açmak. Gözlerini açmak. Doğmak. Gözlerini dünyaya açmak.

Unclutter : Karışıklığı gidermek. Sıraya koymak. Toparlamak. Çeki düzen vermek. Ayarlamak. Düzene sokmak. Düzeltmek. Kargaşayı ve dağınıklığı ortadan kaldırmakr. Düzenlemek. Dağınıklığı toplamak.

Empty : Boşalmak. Yoksun. Aç. İçini çıkarmak. Boş. Anlamsız. Akıtmak. Dökmek. Saçma.

Vill ingilizce tanımı, definition of Vill

Vill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small collection of houses. A village.