Vinil izobütil eter nedir, Vinil izobütil eter ne demek

Vinil izobütil eter; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Formülü CH2=CHOCH2CH(CH3)2, yoğunluğu 0,7706 g/mL, k.n. 83,38 °C, d.n. 132 °C, k.i. 1,3938, açık kapta parlama noktası 9,4 °C olan, suda çok az, alkol ve eterde çok çözünen, kolaylıkla polimerleşen, cerrahi yapıştırıcılarda kullanılan polimer ve kopolimerlerde, kaplama ve làklarda, alkil ve polistiren reçinelerde modifiyeleştirici, nitroselüloz ve diğer plastiklerde plastikleştirici olarak kullanılan, alevlenebilir, renksiz sıvı bir madde.

Vinil izobütil eter tanımı, anlamı

Vinil : Etilenden bir hidrojen ayrılmasıyla geride kalan kısım

Eter : Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.

Plastikleştirici : Sert plastiklere ilave edilip onları yumuşak, işlenebilir, kalıplanabilir hale getiren katkı maddesi. Örn; Trikresil fosfat PVC'ye ilave edildiğinde ürünü yumuşak ve kauçuğumsu yapar.

Parlama noktası : Alevlenme noktası.

Nitroselüloz : Kâğıt yapımında kullanılan, pamuk veya odun hamuru biçimindeki selüloz üzerine nitrik ve sülfürik asit karışımının etkimesiyle elde edilen selülozun nitrat esteri.

 

Yapıştırıcı : Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne, yapışkan. Filmlerin yapıştırılması işinde kullanılan cihaz.

Plastikler : Isı ya da basınç etkisiyle yumuşatılıp çeşitli yöntemlerle biçimlendirilebilen ve bu biçimlerini soğuyunca da koruyabilen, yapay ya da doğal, çoğunlukla organik özdekler. Sıcaklık ya da basınç etkisiyle yumuşatılıp, çeşitli yöntemlerle biçimlendirilebilen ve bu biçimlerini soğuyunca da koruyabilen yapay ya da doğal, çoğunlukla organik maddeler. Yüksek sıcaklıkta oluşan veya kalıplanabilen büyük molekül kütleli sentetik polimerler.

Kolaylıkla : Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

Kopolimer : Kopolimerleşme ile elde edilen madde.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Parlama : Parlamak işi.

Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

Kolaylı : Özensiz yapılmış, gelişigüzel (iş için).

Kaplama : Kaplamak işi. Kalınlığı 5 milimetreden az, ince ağaç levha. Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan.

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

Çözünen : Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80’lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.

 

Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.

Cerrahi : Cerrahlıkla ilgili. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu, hariciye.

Reçine : Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı. Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde.

Cerrah : Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.

Diğer dillerde Vinil izobütil eter anlamı nedir?

İngilizce'de Vinil izobütil eter ne demek ? : vinyl isobutyl ether