Vital capacity türkçesi Vital capacity nedir

  • Vital kapasite.
  • Nefes gücü.
  • Hayati kapasite.
  • Soluk kapasitesi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Zorlu bir soluk almadan sonra yapılan zorlu bir soluk vermeyle dışarıya çıkarılan hava hacmi.
  • Dirimsel sığa.

Vital capacity ingilizcede ne demek, Vital capacity nerede nasıl kullanılır?

Vital : Yaşam için gerekli. Öldürücü. Çok gerekli. Can alıcı. Hayati öneme haiz. Hayati. Canlı. Önemli. Esaslı. Mecburi.

Capacity : Yeterlik. Hacim. Kabiliyet. Güç. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. İktidar. Sığa. Verim. Durum. Herhangi bir tiyatro alanı ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. kapasite.

Forced expiratory vital capacity : Zorlu soluk verme vital kapasitesi. Toplam akciğer kapasitesine kadar zorlu bir soluk almadan sonra, zorlu soluk verme çabasıylaolabildiğince hızlı ve tüm havayı verecek bir soluk verme sonucu, zamana karşı kaydedilen eğrinin aşağı inen kolu.

Vital activity : Yaşamsal aktivite. Yaşamsal faaliyet.

Vital area : Olmazsa olmaz bölge. Hayati bölge. Can alıcı bölge. Gerekli alan.

Vital dye : Canlıya enjekte edildiği zaman ölüme yol açmadan belli yapıların boyanmasını sağlayan, alizarin, tripan mavisi, lityum karmin gibi boyalar. Vital boya.

 

İngilizce Vital capacity Türkçe anlamı, Vital capacity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vital capacity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abattoir : Kesimevi. Mezbaha. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Vital capacity synonyms : a clay, a crochordon, abdominal palpation, a c deformity, abdomen, abdominal fat necrosis.