Vocab türkçesi Vocab nedir

  • (gayriresmi) kelime hazinesi.
  • Kelime dağarcığı.
  • Dağarcık (söz veya sözcük veya kelime dağarcığı veya hazinesi veya varlığı).
  • Kelime.
  • Sözcük.

Vocab ile ilgili cümleler

English: A young child has a small vocabulary.
Turkish: Genç bir çocuğun küçük bir kelime haznesi vardır.

English: Do you know a good way to memorize new vocabulary?
Turkish: Yeni kelimeler ezberlemek için iyi bir yol biliyor musunuz?

English: Everyone can feed the database to illustrate new vocabulary.
Turkish: Herkes yeni kelimeleri göstermek için veritabanını besleyebilir.

English: I use flashcards to study French vocabulary.
Turkish: Fransızca kelimeler öğrenmek için okuma fişleri kullanırım.

English: His vocabulary is inadequate.
Turkish: Onun kelime dağarcığı yetersiz.

Vocab ingilizcede ne demek, Vocab nerede nasıl kullanılır?

Vocable : Kelime. Sözcük. Söz.

Vocables : Sözcük. Söz. Kelime.

Vocabularian : Kelime dağarcığına özgü. Kelimenin veya kelime ile ilgili. Kelimeye özgü. Kelime hazinesine özgü. Kelime hazinesinin veya kelime hazinesiyle ilgili. Kelime dağarcığının veya kelime dağarcığıyla ilgili.

Vocabularies : Kelime bilgileri. Kelime hazinesi. Kullanılan kelimeler.

Vocabulary : Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Sözcük hazinesi. Kelime haznesi. Lügatçe. Söz varlığı. Kullanılan kelimeler. Bir dilin bütün kelimeleri; bir kişinin veya bir topluluğun söz dağarcığında yer alan kelimeler toplamı: ingilizcenin kelime hazinesi, üniversite öğrencilerinin kelime hazinesi, aydınlar kesiminin kelime hazinesi vb. Kelime bilgisi. Kelime dağarcığı. Söz dağarcığı.

 

Irrevocability : Değişmezlik. Değiştirilemezlik. Rücu edilemezlik. Geri dönülmezlik. Geri alınmazlık. Kesinlik.

Evocable : Uyandırılabilir. Hissetirilebilir. Akla gelebilir. Hatırlanabilir. Akla getirilebilir. Tevlit edilebilir.

Enlarged the vocabulary : Genişletilmiş kelime hazinesi. Artırılmış kelime hazinesi.

Irrevocable : Vazgeçilmez. İptal edilemez. Geri çevrilemez. Değişmez. Kesin. Değiştirilemez. Feshedilemez. Tahsili mümkün olmayan. Değiştirilmez. Geri alınmaz.

Irrevocably : Geri dönülemez bir şekilde. İptal edilemez bir şekilde. Gayrikabil-i rücu. Gayri kabili rücu. Geri dönüşümsüz olarak. Dönülemez biçimde. Geri alınamaz bir şekilde. Değiştirilemez bir şekilde. Geri alınamaz biçimde.

İngilizce Vocab Türkçe anlamı, Vocab eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vocab ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vocables : Söz.

Words : Ağız kavgası. Laf. Sözcükler. Sözler. Kavil. Sözcük sayısı. Kelimeler. Güfte. Hukuki terimler ve ibareler.

Vocable : Söz.

Wordier : Sözü fazla uzatan. Söz. Daha çok kelime içeren. Kelimelerle daha alakalı olan. Çok kelimeli.

Wordy : Fazla uzun (yazı veya ifade). Sözü fazla uzatan. Söz. Gereğinden fazla sözcük kullanan. Fazlasıyla uzun konuşan (kimse). Kelimelerden oluşan. Çok kelimeli.

 

Wordiest : En çok kelime içeren. Söz. Çok kelimeli. Sözü fazla uzatan. Kelimelerle en çok alakalı olan.

Word : Belli bir amaç için bir birim olarak düşünülmesi uygun düşen bir damga dizgisi. Söylemek. Haber. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Söz. Bilgi. Sözcüklerle ifade etmek. Kısa görüşme.

Vocabulary : Kelime haznesi. Kelime bilgisi. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Kelime hazinesi. Ek sözlük. Bir dilin bütün kelimeleri; bir kişinin veya bir topluluğun söz dağarcığında yer alan kelimeler toplamı: ingilizcenin kelime hazinesi, üniversite öğrencilerinin kelime hazinesi, aydınlar kesiminin kelime hazinesi vb. Kullanılan kelimeler. Kısa sözlük. Lügatçe.

The word : Lügat. Söz. Sözcüklerle anlatmak. Laf. Parola. İfade etmek. Söylemek. Kutsal kitap.

Vocab zıt anlamlı kelimeler, Vocab kelime anlamı

Instrumental : Etkili. Enstrümental. Tesirli. Alete ait. Enstrümantal. Vasıta durumu eki. Alet. Aletle yapılan. Aracı olan. Adları vasıta durumuna sokan ek. türkçenin asıl vasıta durumu eki +ın/+un ekidir. bugün bu ek, türkiye türkçesinde artık zarf olarak kullanılan bazı kelimelerde kalıplaşmış biçimiyle sürmektedir: yazın, kışın, güzün, baharın, için için, ardın ardın vb. türkiye türkçesi, vasıta durumunun karşılanması için ile edatından ve bunun ekleşmiş biçimi olan + le’den yararlanmaktadır. bk. vasıta durumu.

Uncommunicative : Ketum. Az konuşur. Ağzı sıkı. Az konuşan. Konuşkan olmayan. Çekingen.