Voicedness türkçesi Voicedness nedir

  • Sesli ifade.
  • Belli bir sesi olma durumu (örneğin yüksek seslilik).
  • Ses ifadesi.
  • Seslilik.
  • Sesi olma durumu.

Voicedness ingilizcede ne demek, Voicedness nerede nasıl kullanılır?

Loss of voicedness : Titreşimsizleşme. Tonsuzlaşma. Ses tellerinin ciğerlerden gelen havayı titreştirmemesi ve ton vermemesi; ünsüzlerin boğumlanma sırasında titreşimlerini kaybederek tonsuzluk niteliği kazanması. p / ç / t vb. ünsüzlerin boğumlanmalarında olduğu gibi. bk. tonsuz ünsüz. karşıtı tonlulaşma’dır.

Voiced his protest : Protesto etti. Memnuniyetsizliğini dillendirdi. İtirazını belirtti. İtirazını dile getirdi.

Voiced sound : Ses tellerinden gelen sesle çıkan konuşma sesi. Seslendirilmiş konuşma.

Loud voiced : Yüksek sesli.

Sweet voiced : Hoş veya güzel sesli.

Unvoiced consonant : Tonsuz ünsüz. Ciğerlerden gelen havanın ses tellerinde titreşime uğramadan ve ton almadan bir fisıltı veya gürültü biçiminde boğumlanması ile oluşan ünsüz. türkçede ç / f / h / k / p / s / ş / t ünsüzleri tonsuz ünsüzlerdir. karşıtı tonlu ünsüz’dür.

Invoiced : Fatura çıkarmak. Fatura etmek. Faturalanmış. Faturaya dahil edilen masraf kalemi.

Unvoiced : Söylenmemiş. Sessiz (harf). Açıklanmamış. Sessiz. İfade edilmemiş. Ötümsüz. Ünsüz.

Voiced : Ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşip ton vermesi ile boğumlanan ünsüz türü. türkçede b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, v, y, z ünsüzleri tonlu ünsüzlerdir. karşıtı tonsuz ünsüz’dür. Tonlu ünsüz. Akortlu. İfade edilmiş. Sedalı. Sesli. Dile getirilmiş. Ötümlü. Titreşimli.

 

İngilizce Voicedness Türkçe anlamı, Voicedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voicedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disfranchised : Vatandaşlık hakkından mahrum etmek. Seçim hakkını kaldırmak. Haklarını elinden almak. Oy verme hakkından yoksun bırakmak. Üyelik haklarından yoksun kılmak. Oy kullandırtmamak. Haklarından mahrum etmek. Oy verme haklarını almak.

Sonance : Ses.

Inarticulate : İnartikülat. Derdini anlatamayan. Eklemsiz. Dilsiz. Anlaşılmaz. Konuşma özürlü. Belirsiz. Kendini iyi ifade edemeyen. İyi ifade edilmemiş. Konuşamaz.

Voteless : Seçim ayrıcalıklarını kaybetme durumu. Oy haksız. Oysuz. Reysiz. Oy hakkı olmama durumu.

Sonority : Ötümlülük. Titreşimlilik. Ses yüksekliği. Ses verme niteliği. Ses verme.

Soundness : Sıhhat. Geçerlilik. İyi durumda olma. Selamet. Sağlık. Doğruluk. Bir ölçme aracıyla elde edilen ölçümlerin yüksek güvenirlik ve geçerlik düzeyinde kazandığı süreğenlik. Sağlamlık. Esenlik.

Unarticulate : Muğlak. Açık olmayan. Belirsiz. Kolayca anlaşılmayan.

Unquietness : Rahatsızlık. Sessiz olmama. Çalkantılılık. Çalkantılı olma durumu. Kargaşalılık. Kargaşalı olma durumu. Gürültülülük. Huzursuzluk.

Disenfranchised : Oy hakkını kullandırtmamak. Haklarından mahrum edilmiş. Haklarını kaybetmiş. Haklarından mahrum etmek.

 

Aphonic : Sesi kısık. Sessiz. Gürültüsüz.

Voicedness zıt anlamlı kelimeler, Voicedness kelime anlamı

Articulate : Sözlü ifade etmek. Açık seçik belirtmek. Tane tane söylemek. Açık bir şekilde ifade etmek. Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Açıkça söylemek. Söylemek. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Boğumlu. Eklemli.

Enfranchised : Hak tanımak. İmtiyaz verilmiş. Serbest bırakılmış. Oy kullanma hakkı tanınmış. Vatandaşlığa kabul edilmiş. Oy hakkı vermek. Salıverilmiş. Ayrıcalık tanınmış. Sorumluluktan kurtarmak. Azat edilmiş.